KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/3959 E., 2022/11858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
836 kelime·4 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde, alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, borçlunun icra takibine itirazı sonrasında icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı tarafından açılan itirazın kaldırılması davasının reddine karar verilmesi üzerine,takip dosyasından fazla tahsil edilerek taraflarına ödenen paranın İİK’nun 361. maddesi gereği iadesi talebinin icra müdürlüğünce kabulü ile taraflarına muhtıra tebliğ edilmesine karar verilmesinin usulsüz olduğunu ileri sürerek müdürlük kararının ve muhtıranın iptalini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği,
alacaklı tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince itirazın kaldırılması talebinin reddine dair mahkeme kararının 25/06/2020 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşme tarihinden sonraki bir tarih olan 19/08/2020 tarihinde yapılan ödemenin iadesinin İİK 40 md kapsamında kaldığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İİK'nun 361. maddesi gereğince icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği, yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır.
Anılan madde hükmü, ilamlı veya ilamsız tüm icra takiplerinde, her ne sebeple olursa olsun, borçludan fazla para tahsil edilen ya da yanlış kişiye yapılan ödeme durumlarında uygulama yeri ve alanı bulunan, özel bir hükümdür. Buna göre, icra daireleri, hesaplama sonucunda fazladan tahsil edildiği ortaya çıkan ya da yanlışlıkla bir tarafa tediye olunan tutarları ayrı bir mahkeme hükmüne gerek olmaksızın, borçluya geri vermekle yükümlüdürler.
Açıktır ki, burada, icra müdürüne kanun tarafından verilmiş, özel bir görev ve daha da önemlisi cebri icra gücünün kullanılması kapsamında bir yetki söz konusudur.
İcra müdürü, dayanağı ve şekli ne olursa olsun, girişilmiş bir icra takibinde, borçludan tahsil edilen paranın, tahsili gerekenden daha fazla olduğunun (veya yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğunun) hesap sonucunda belirlediği durumlarda, cebri icra gücünü kullanarak, fazla tahsilatı borçluya geri verecektir (HGK’nun 2009/17-242 E.- 2009/290 K. ve 24.06.2009 tarihli kararı).
Şu halde İİK'nun 361. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için icra dairesince yanlışlıkla ödenen bir para mevcut olmalıdır.
Somut olayda, Elbistan İcra Müdürlüğünün 2017/395 Esas sayılı dosyası ile borçlular aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlunun borca itiraz ettiği, borçlu tarafından takip dosyasına farklı tarihlerde ve miktarlarda ödeme yapıldığı, alacaklı tarafından itirazın kaldırılması için dava açıldığı ve dava hakkında 30/05/2018 tarih ve 2017/54 Esas, 2018/139 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği ve borçlu tarafından yapılan itirazın kaldırılmasına takibin devamına karar verildiği,
iş bu karar üzerine tarafların kararı istinaf etmeleri üzerine anılan dosya Gaziantep BAM 12. HD'ye gönderildiği ve ilgili Dairenin 18/06/2019 tarihli ve 2019/185 Esas, 2019/1243 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve itirazın kaldırılması davasının reddine karar verildiği,
tarafların Temyiz yoluna başvurdukları ve Yargıtay 12 HD nin 19/12/2019 tarihli ve 2019/12111 Esas, 2019/18167 Karar sayılı kararı ile onamasına karar verildiği ve böylelikle mahkemeleri kararının 25/06/2020 tarihinde kesinleşmesi üzerine kendisinden tahsil edilen ve alacaklıya ödenen paraların İİK’nun 361. maddesi uyarınca geri alınması için alacaklıya muhtıra çıkartılması talebinde bulunduğu, icra müdürlüğünce talebin kabulü ile alacaklıya muhtıra tebliğine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalara göre, ortada yanlışlıkla ödenen veya ödeme tarihi itibariyle fazladan yapılmış bir ödemenin ya da yanlış kişiye yapılan bir ödemenin mevcut olmadığı, takip borcuna ilişkin ve mevcut duruma uygun olarak yapılmış bir ödeme söz konusu olduğundan itiarzın kaldırılması isteminin sonradan ret edilmiş olması borçlu tarafından yapılan ödemeyi hükümsüz kılmaz. Aksi halde her iptal kararı verilen icra dosyasından ödenen paraların iadesi talep edilerek icra dosyasının hiçbir zaman infaz edilememesi, sürekli açık kalması sonucu doğar. Bu durumda İİK'nun 361. maddesinin somut olayda uygulama yeri yoktur. Anılan istemin borçlu tarafından genel mahkemelerde açılacak istirdat davasında tartışılması gerekir.
Öte yandan, İİK.nun 40. maddesine göre iade işlemlerinin, dayanak ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması ya da temyizen bozulması ve aynı maddenin 2. fıkrası gereğince hakkında takip yapılan borçlunun hiç veya o kadar borcu olmadığının kesin bir ilamla tahakkuk etmesi durumunda uygulanacağı açık olup, yukarıda izah edildiği üzere şikayete konu muhtıranın çıkartıldığı takip dosyası ilamlı icra takibine ilişkin olmayıp fatura bedellerinin tahsili için başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibidir. Dolayısıyla somut olayda İİK'nun 40. maddesinin uygulama yeri yoktur.
O halde mahkemece, yukarıda yazılı nedenlerle şikayetin kabulü muhtıranın iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/3959, K. 2022/11858, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama