KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/7862 E., 2023/468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/2253 E., 2022/392 K.
- Dava tarihi
- 25.10.2018
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 26. İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/684 E., 2019/885 K.
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda: borçlu aleyhine 123.424,00 TL alacağın tahsili için başlatılan takipte, borçluya ait 113 parselde kayıtlı, 18 nolu bağımsız bölümdeki taşınmaza haciz konulduğunu ve 350.000,00 TL kıymet takdir edildiğini, taşınmaz üzerinde önceden konulmuş haciz ve ipotek şerhleri nedeniyle satılsa dahi alacağının karşılanmayacağının kesin olduğunu, borçlunun adresinde 26.07.2019 tarihinde yapılan hacizde hacze kabil mal bulunmadığını, 19.10.2018 tarihli aciz vesikası düzenlenmesini talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü kararının kaldırılmasını ve aciz vesikası düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Borçlu, bir çok gayrimenkul ve menkul malı olduğunu, aciz halinde olmadığını, aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartların mevcut olmadığını, şikayetin reddine ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Borç ödemeden aciz belgesinin, icra takibinin son aşaması olan paraların paylaştırılması aşamasından sonra verileceği, takip dosyası kapsamında henüz paraların paylaştırılması aşamasına geçilmemiş olduğu, alacaklının alacağının tamamını veya bir kısmını alamamış olması durumunda alacaklının talebi ile borç ödemeden aciz belgesi düzenleneceği, dolayısıyla borç ödemeden aciz belgesi verilmesinin şartları şikayet tarihi itibariyle gerçekleşmediğinden icra müdürlüğünün kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1-Alacaklılar, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, hukuki değerlendirme barındırmayan eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verildiğini,
2-Hacizli taşınmazın borcu karşılamayacağının açık olduğunu,
3-Hacze kabil mal bulunmaması ve tutanakta bunun belirtilmesinin aciz vesikası verilmesi için yeterli olduğunu, İİK'nın 143. maddesinde aciz vesikası verilebilmesi için satış işlemlerinin tamamlanmış olması gerektiği şartının yeralmadığını,
4-Borçlunun yabancı memlekette malı ve sadece maaşı bulunmasının kesin aciz belgesi verilmesine engel olmadığını, yurt dışındaki malların haciz prosedürünün farklı olduğunu, yurt dışında malı olduğuna dair delil sunulmadığı gibi gerçekten borçluya ait olup olmadığının da araştırılmadığını, yapılan sorgularda taşınmazdan başka mal varlığına rastlanmadığını, borçlunun mal kaçırmak için gayrimenkullerini 3. kişilere devrettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İİK'nın 143.maddesi uyarınca kesin aciz vesikasının ancak borçlunun mallarının haczedilip satılmasından ve ödenmeyen miktar tespit edildikten sonra icra müdürlüğünce düzenlenebileceği, takip dosyasında haczedilen malların satış aşamasına geçilmediği, bu nedenle İİK'nın 143. maddesi uyarınca kesin aciz vesikası düzenlenmesinin mümkün olmadığı, talep tarihi itibariyle aciz vesikası düzenlenmesi şartlarının oluşmadığı, icra müdürlüğü kararının ve İlk Derece Mahkemesinin şikayetin reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklılar, istinaf sebepleri başlığındaki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aciz vesikası verilmesi istemini reddeden 19.10.2018 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk İİK’nın 105 ve 143. maddeleri
3. Değerlendirme 1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine,
2-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/7862, K. 2023/468, 25 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama