KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/8486 E., 2022/12608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2022
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı alacaklı, 16.04.2012 tarihinde borçlu şirkete ait menkullerin haczedildiğini, istihkak iddiasında bulunan 3. kişi şirket ile borçlu arasında organik bağ bulunduğunu öne sürerek davanın kabulü ile haksız istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi, borçlu şirket ile müvekkili şirket arasında organik bağ bulunmadığı gibi mahcuzların devrinin de söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu vekili, mahcuzların müvekkili şirkete ait olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı 3. kişi vekili ve borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 14.11.2018 tarih, 2018/14969 Esas, 2018/18649 karar sayılı ilamı ile, eldeki davaya konu takip dosyasının dayanağı olan faturalarla ilgili takip borçlusu tarafından, alacaklı aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verildiği, menfi tespit davasının sonucunun istihkak davasının sonucuna etki edecek mahiyette olduğundan davanın sonuncunun istihkak dava dosyası için bekletici mesele yapılması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak,Yargıtay ilamı doğrultusunda bekletici mesele olarak kabulüne karar verilen menfi tespit davasının kesinleşmesi ile geçerli bir takip, haciz ve istihkak iddiası bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, karar alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, eldeki davaya konu takip dosyasının dayanağı olan faturalarla ilgili takip borçlusu tarafından, alacaklı aleyhine açılan menfi tespit davasında Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.4.2018 tarih, 2018/70 Esas, 2018/350 Karar sayılı kararıyla davacı borçlunun davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karar 24.11.2021 de kesinleşmiştir. Anılan bu hüküm ile, icra dosyasındaki hacizler kendiliğinden kalkmıştır.
Hal böyle olunca, icra dosyasında konulan hacizler istihkak davasının açılmasından sonra yargılama aşamasında kalktığından, davanın konusuz kalması nedeniyle işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekecektir. Mahkemece, bu hususlar gözardı edilerek davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/8486, K. 2022/12608, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama