İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 12. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/1912 K.2024/1092

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen…

Esas2023/1912Karar2024/1092Tarih8 Şubat 2024Okuma8 dk · 1.533 kelime

KÜNYE

12. Hukuk Dairesi 2023/1912 E., 2024/1092 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.533 kelime·8 dk okuma

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine karşı borçlular ... ... Ltd. Şti. ile ... ... Ltd. Şti.’nin icra mahkemesine başvurularında; şikayetçiler tarafından oluşturulan ... ... – ...

İş Ortaklığı’nın taraf ehliyeti olmadığından bahisle bu iş ortaklığı hakkında takip başlatılamayacağını ve bu suretle 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına da haciz konulamayacağını ileri sürerek iş ortaklığı yönünden takibin ve icra müdürlüğünce, iş ortaklığının 3. kişilerde bulunan hak ve alacaklarının haczi için gönderilen tüm haciz müzekkereleri ile haciz ihbarnamelerinin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile takibin devamına karar verildiği,

kararın şikayetçi borçlu şirketler tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin kısmen kabulüne ve iş ortaklığı hakkındaki takibin iptaline, iş ortaklığının 3. kişilerde bulunan hak ve alacaklarının haczi için gönderilen haciz müzekkereleri ve haciz ihbarnamelerinin iptaline ilişkin istemin ise reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi borçlular tarafından, haczin kaldırılması taleplerinin reddi hakkındaki kısım yönünden temyiz edildiği görülmüştür.

TBK’nın 620. maddesine göre adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Madde hükmünde açıklandığı gibi adi ortaklık bir sözleşme türüdür. Bu sözleşmede başlıca beş unsur vardır. Bunlardan ilki sözleşme, ikincisi şahıslar, üçüncüsü ortakların katılma payları, dördüncüsü ortak amaç ve sonuncusu da bu ortak amacın gerçekleştirilmesi olup, temel unsur ortak bir amacı gerçekleştirmektir ve ortaklar sadece bu amaçla bir araya gelir. Bu nedenle sözleşmedeki amacı gerçekleştirebilmek için yapacakları işleri hep birlikte veya kararlaştırdıkları temsilci aracılığı ile yapabilirler.

Ortaklık ilişkisinin kurulabilmesi için iki ya da daha çok kişinin iradelerinin birleşmesi gerekir. Gerçek ya da tüzel kişiler ortak olabilirler. Ortaklık, katılanların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulur ve bir borçlar hukuku sözleşmesidir. Ancak bu sözleşme ile tüzel kişiliği olmayan bir kişi birliği oluşmaktadır. Türk Hukuk sisteminde adi ortaklığa tüzel kişilik tanınmamış olup, adi ortaklık, ticari işlerle uğraşan bir ... olmakla birlikte, bir ticaret ortaklığı değildir. Zira, adi ortaklık, ticaret ortaklıklarını düzenleyen Türk Ticaret Kanunu’nda değil, Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.

Adi ortaklığın unsurlarından olan katılma payının çeşidini ve kapsamını belirlemede ortaklar serbest olup, katılma payına kısaca sermaye denir. Adi ortaklıkta, tüzel kişiliğe sahip olan ticaret ortaklıklarında olduğu gibi bir “ortaklık malvarlığı” yoktur. Katılım payı unsuruna ilişkin düzenlemenin yer aldığı TBK'nın 621. maddesinin 1. fıkrasına göre her ortak, para, alacak veya başka bir mal ya da emek olarak, ortaklığa bir katılım payı koymakla yükümlü olup, anılan Kanun’un 638. maddesinin 1. fıkrasına göre de ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur.

Bu düzenlemeler ışığında, adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde doğan borçtan dolayı adi ortaklığın yaptığı işlerden doğan hakediş veya sair hak ve alacakların haczedilip haczedilemeyeceğinin değerlendirilmesi bakımından, haciz müessesesinin incelenmesi zorunludur. Bu cümleden olmak üzere; haciz yolu ile takip, borçluya ait mal varlığına haciz konulması ve haczedilen söz konusu mal varlığının paraya çevrilmesi yolu ile elde edilen bedelin alacaklıya ödenmesi sureti ile yapılır.

Haciz, borçlunun temlik edilebilir ve paraya çevrilebilir mal varlığı üzerinde yapılabilir. Bir hak (alacak) özel bir düzenleme mevcut değilse ancak devredilebilir nitelikte ise haczedilebilir. Haciz, alacaklının alacağına kavuşması için paraya çevirmeye hazır bulundurmak amacı ile borçlunun tasarruf yetkisine sahip olduğu hak ve mallarına devletin cebri icra organları tarafından el konulması (veya haczin herhangi bir şekilde belli edilmesi) sureti ile yapılan devletin hakimiyet tasarrufudur (Topuz, Gökçe: Hisse Haczi ve Satışı, Ankara 2009 s.46).

İİK'da haczin özel hâlleri özel hükümlerle düzenlenmiş olup, 84. maddesinde yetişmemiş mamullerin, 88. maddesinde para, banknot, hamiline yazılı senet, poliçe, sair cirosu kabil senetlerle altın ve gümüş ile diğer kıymetli şeylerin, 89. maddesinde 3. şahıslardaki alacakların, 91. maddesinde taşınmazların, 94. maddesinde intifa hakkı, hisse, iştirak hâlinde mal hissesinin, 355. maddesinde ise maaş ve ücretlerin haczi gibi haciz türleri yer alır.

Elbirliği mülkiyeti, TMK’nın 701. maddesinin birinci fıkrasındaki tanıma göre; Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısı ile mallara birlikte malik olanların mülkiyetidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası “ Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır” hükmünü düzenler. Elbirliği mülkiyeti hissesinin haczedilebileceği ve paraya çevrilebileceği İİK’nın 94 ve 121. maddelerinde açıkça düzenlenmiştir.

Buna göre elbirliği mülkiyeti haczi İİK’nın 94. maddesi hükmüne göre olur. Elbirliği mülkiyet hissesi üzerinde tasarrufta bulunulamayacağından haczin konusunu borçlunun hissesi değil, elbirliği mülkiyeti ilişkisinin son bulması hâlinde borçlu ortağın adi ortaklıktaki tasfiye sonundaki payı oluşturmaktadır. Alacaklı, borçlunun ortağı bulunduğu adi ortaklığın mallarına (borçlunun o mallardaki elbirliği mülkiyeti payı) haciz koyduramaz (Kuru, Baki.

İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013 s.454). Aslında adi şirketin tüzel kişiliği ve hak ehliyeti bulunmadığından şirkete ait bir mal varlığının bulunması da söz konusu olamaz.

Bu nedenle şirket mal varlığı kavramı ile; ortakların kişisel mal varlıklarının dışında kalan şirketin amacına ulaşması için getirilmiş olan sermayeden, şirketin faaliyetleri sonucunda edinilen ve henüz dağıtılmamış olan kârdan veya bunların yerine geçen ikame değerlerden oluşan ve bütün ortakların üzerinde hep birlikte hak sahibi oldukları özel mal varlığı kastedilmektedir (Barlas, Nami. Adi Ortaklık Temeline Dayalı Sözleşme İlişkileri, İstanbul 1998 s.323 dn.108).

Nitekim, TBK’nın 638/1. maddesi “Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur.” hükmünü düzenlemiştir. Bu ilke ve kurallardan anlaşılacağı üzere tüzel kişiliği olmayan adi şirkete ait mal varlığı bulunmadığından, adi şirketin borcu veya alacağından da söz edilemez. Adi şirketi oluşturan ortaklar alacaklı veya borçlu olabilirler.

Bu husus TBK’nın 637/2. maddesinde “Ortaklardan biri, ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yapar ise diğer ortaklar ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca, bu kişinin alacaklısı veya borçlusu olurlar.” şeklinde belirtilmiştir. TBK’nın 638/3. maddesine göre, ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumludurlar.

Bu durum esasında ortaklığın, ortaklık alacaklılarının alacaklarını ... altında tutan gerçek anlamda bir mal varlığının olmamasından kaynaklanır.

İİK’nın 94 ve 121. maddelerinde yazılı "hisse" kavramı mal varlığı hissesi anlamında olmayıp, ortağın ortaklık sıfatından kaynaklanan hak ve yükümlülüklerinin toplamını ifade eden “ortaklık anlamındaki hisse” olarak anlaşılmalıdır. Gerçekten de hisse kavramı mal varlığı hissesi anlamında kullanılsa idi alacak hakkı niteliğinde olan mal varlığı haklarının haczi İİK’nın 89. maddesine göre yapılabileceğinden kanun koyucunun İİK’nın 94. maddesini düzenlemesine gerek kalmazdı. Elbirliği ortaklığında ortakların belirlenmiş bir hissesi olmadığı için şirketin tasfiye edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle Türk Borçlar Kanunu’nun 638 ve devamı maddelerinde kullanılan “tasfiyedeki payın haczi” ifadesi İİK’nın 94. maddesi ile bir çelişki oluşturmamaktadır (Topuz, Gökçen; Hisse Haczi ve Satışı s.75).

Somut uyuşmazlıkta; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/651 Esas sayılı dosyasında görülen itirazın iptali kararının incelenmesinden, takip konusu alacağın, adi ortaklık tarafından yapılan “İstanbul Seyrantepe 600 Yataklı Hastane İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İkmal İnşaatı İşi” nedeniyle, alacaklıdan satın alınan malların bedelinin ödenmemesinden kaynaklanan fatura alacağına ilişkin olduğu anlaşılmakla, söz konusu borçtan, ortaklığı oluşturan her iki şirketin de müteselsilen tüm mal varlığı ile sorumlu olduğunun kabulü gerekir.

Bu nedenle takip alacaklısının, şikayet konusu olan Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2019/13174 E. sayılı takip dosyasından gönderilen haciz müzekkeresi ile adi ortaklığın alacaklı olarak yer aldığı Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2019/15534 Esas sayılı takip dosyasındaki alacağı haczetmesi mümkün değildir.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, takip konusu borcun adi ortaklığın borcu olması nedeniyle adi ortaklığa ait mal ve haklara haciz konulabileceği gerekçesine dayanılarak haczin kaldırılması talebinin reddine hükmedilmiş ise de; takip konusu borcun ortaklardan birinin üçüncü kişiye olan borcu olması ile borcun adi ortaklığın bizzat faaliyetinden kaynaklanması arasında bir fark olmayıp, kanunda da böyle bir ayrıma gidilmemiştir.

Adi ortaklığı oluşturan her bir ortak ayrı ayrı takip borcunun tamamından tüm mal varlığı ile sorumlu olup, alacaklı, alacağının tahsili için ancak İİK’nın 94. maddesi çerçevesinde her bir borçlu ortağın ortaklıktaki hissesinin ayrı ayrı haczini isteyebilir. Ortaklığın malı (elbirliği hâlinde ortaklara ait olan mal) üzerine haciz konulmasını isteyemez.

Özetle; adi şirket mal, hak ve alacakları ortaklarca birlikte tasarruf edilebildiğinden ve İİK’nın 94. maddesinde hisse haczi, TBK’nın 638/2. maddesinde ise tasfiye payı haczi düzenlenmiş olup, takip konusu borcun ortaklığın borcu olması hâlinde, ortaklığa ait mal, hak ve alacaklar üzerine münferiden haciz konulabileceğine ilişkin bir düzenleme öngörülmediğinden, adi ortaklığın yaptığı iş nedeniyle üçüncü kişi nezdindeki ya da başka bir takip dosyasındaki alacaklarına doğrudan müzekkere ile haciz konulamaz.

Kaldı ki somut uyuşmazlıkta, adi şirket takipte borçlu gösterilerek, adi şirketin borcu için adi şirketin başka bir takip dosyasındaki alacağının haczi maksadıyla haciz müzekkeresi gönderilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda adi şirket yönünden takip iptal edildiğinden, adi şirket adına diğer takip dosyasına gönderilen haciz müzekkeresinin de iptali gerekir.

O halde Bölge Adliye Mahkemesince; şikayete konu haciz müzekkeresinin, taraf kısmına tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık yazılmak suretiyle düzenlendiği ve bu nedenle şeklen de hukuka aykırı olduğu hususu da nazara alınarak, yukarıda yazılı gerekçelerle borçluların istinaf başvurularının tümünün kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 15.12.2022 tarih ve 2022/193 E. - 2022/2455 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/1912, K. 2024/1092, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1912
Karar No
2024/1092
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1914 K.2024/1508
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1919 K.2024/677
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/1924 K.2024/702
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/1926 K.2024/1137
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/1927 K.2024/1889
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/1931 K.2024/1890

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.