KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/2568 E., 2024/557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız icra takibine karşı borçlu ...’ın icra mahkemesine yaptığı başvuruda, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunun yanısıra sair şikayet ve borca itiraz sebepleri ile birlikte taraflar arasında imzalanan protokol gereğince borcu bulunmadığını ve İİK’nın 78. maddesi gereğince süresinde haciz istenmediğini ileri sürerek takibin iptalini, uygulanan tüm hacizlerin kaldırılmasını ve alacaklı aleyhine en az %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
usulsüz tebligat şikayeti ile sair şikayetlerin ve borca itirazın yasal süresi içerisinde olmadığı, İİK’nın 78. maddesine dayalı şikayetinin de yerinde olmadığı gerekçeleriyle istemin reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
İİK’nın 71/1. maddesine göre, borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse takibin iptali veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir.
Somut uyuşmazlıkta; borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra icra mahkemesine yaptığı başvuru ile alacaklı taraf ile protokol yaptıklarını ve bu protokol gereğince borcu bulunmadığını ileri sürmüş olup, borçlunun 08.7.2021 tarihli delil listesine eklediği belgenin incelenmesinden, belgenin fotokopi ve tarih kısmının da okunaksız olduğu görülmekle birlikte, anılan fotokopi belgede tarafların imzasının bulunduğu, borçlunun borcunu ödediğinin ve borcu bulunmadığının yazılı olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince belgenin tarihine ve borçlunun beyanlarına göre, bu belgeye dayalı iddianın takibin kesinleşmesinden sonraki döneme dayalı itfa şikayeti olmayıp, takip öncesi döneme ilişkin borca itiraz niteliğinde olduğu belirtilerek itirazın yasal sürede olmadığından bahisle reddine karar verilmiş ise de, belgenin fotokopi olup tarihinin de okunaksız olması nedenleriyle, mahkemece duruşma açılarak, taraf teşkili sağlanmak suretiyle, söz konusu belge aslı istenerek ve tarafların beyanları da alınarak,
borçlunun belgeye dayalı iddiasının İİK’nın 71/1. maddesi kapsamında olup olmadığına dair yapılacak inceleme ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde evrak üzerinde yapılan inceleme ile sonuca gidilmesi ve istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/2568, K. 2024/557, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama