KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/2898 E., 2024/90 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
978 kelime·5 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçluların icra mahkemesine başvurularında, sair iddialarının yanında takibe dayanak bonoların Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca verildiğini, alacaklının kendi edimini yerine getirmediğini, alacağın varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğunu iddia ederek takibin iptaline, alacaklının %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettikleri, mahkemece davacıların faiz itirazının alacaklının feragati sebebiyle kabulü ile takip öncesi işlemiş faizin iptaline davacıların diğer itirazlarının reddine karar verildiği,
kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasındaki borç ilişkisinin kaynağı olan finansal kiralama sözleşmesinde takip dayanağı bonolara açıkça atıf bulunmamakta ise de tarafların senetlerin finansal kiralama sözleşmesi kapsamında düzenlendiğini kabul ettiği, finansal kiralama sözleşmelerinin taraflara karşılıklı edim yüklediği bu nedenle alacağın varlığı ve miktarının, tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına ve borca itirazın kabulüyle takibin durdurulmasına karar verildiği,
kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Borçluların icra mahkemesine başvurusu İİK'nın 169. maddesi uyarınca, borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın İİK'nın 169/a maddesi gereğince incelenmesi gerekmektedir. İİK'nın 169/a maddesi uyarınca; borca itiraz halinde, borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat külfeti borçlulara aittir.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder.
Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki "kambiyo ilişkisi" ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca dair mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır.
Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Bonolar illetten mücerret bir alacak belgesi olup senet metninden ayrıca ve açıkça anlaşılmadıkça, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız olarak takip konusu edilirler.
Somut olayda takip dayanağı senetler, TTK'nun 776. maddesi uyarınca tüm unsurları içeren kambiyo senedi niteliğini haiz bono olup borçlular bonoların teminat senedi olduğunu iddia etmemiş, temel borç ilişkisinin karşılıklı edimler içerdiğini, alacaklının edimini yerine getirmediğini iddia etmişlerdir. Borçlular tarafından İİK'nun 169/a maddesi uyarınca borcun olmadığı, itfa veya imhal edildiği resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edilmemiştir.
O halde, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle borca itirazın kabulüne dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/2898, K. 2024/90, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama