KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/4056 E., 2024/1816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler ile davalı temlik alan ... Varlık Yönetim A.Ş. tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Şikayetçi ... Çelik Endüstrisi A.Ş.’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz dilekçesi içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Temlik alan ... Varlık Yönetim A.Ş.’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İpotekli taşınmazın bir kısım hissesinin maliki olan asıl borçlu şirket ile bir kısım hisse sahibi ipotek veren ... asıl davada, aynı ipoteğe dayalı olarak hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı, hemde ilamsız icra takibi başlatıldığını kaldı ki hesap kat ihtarlarının da usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, birleşen dava yönünde ise ipotek Türk parası üzerinden kurulduğundan yabancı para alacağı talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek icra emrinin ve takibin iptalini talep ettikleri,
İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden temlik alacaklısı hakkında açılan davanın kabulü ile icra emrinin borçlular yönünden iptaline, temlik eden hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen dava yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
temlik alacaklısı ve davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle birleşen dosyada borçluların şikayetinin kabulü ile takibin iptaline, asıl dava hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda, takip konusu ipoteğin 20.07.2011 tarihinde taşınmazın 2059/2400 hisseli maliki Çelmer ... A.Ş. ile 341/2400 hisseli maliki ... tarafından verildiği, takibin 02.03.2013 tarihinde başlatıldığı, ...’ın sahip olduğu 341/2400 hissesinin tamamının 26.07.2013 tarihinde diğer hissedar ... ... A.Ş.’ye satıldığı görülmektedir. Buna göre; icra mahkemesine başvuru tarihi olan 05.06.2018 tarihi itibariyle şikayetçi ...’ın şikayet hakkının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/4056, K. 2024/1816, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama