KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/4817 E., 2024/1945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı üçüncü kişi ... Akaryakıt Dağıtım Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı icra takibinde ipotekli taşınmazın alacağına mahsuben alacaklı bankaya satıldığı ve satışın kesinleşmesinden sonra, şikayetçi üçüncü kişi Altunlar ...
A.Ş.’ye icra müdürlüğü tarafından İİK’nın 135. maddesine dayalı olarak tahliye emri gönderildiği, şikayetçinin yasal süresi içerisinde anılan tahliye emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile tahliye emrinin iptaline hükmedildiği, kararın, şikayet edilen alacaklı banka tarafından ihaleden sonra taşınmazın satıldığı yeni malik ... ... Ltd.
Şti. tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği, kararın adı geçen yeni malik tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İİK’nın 135/2. maddesi; “Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise, on beş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur” hükmünü amirdir.
Anılan hükme göre alıcıya ihale edilen taşınmaz bir üçüncü kişi tarafından işgal edilmekte ise, ihalenin kesinleşmesi üzerine alıcı, icra dairesinden, üçüncü kişinin taşınmazdan çıkarılmasını isteyebilir.
Üçüncü kişi icra mahkemesinde, taşınmazı hacizden (ya da ipotekten) önceki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanarak işgal etmekte olduğunu ispat etmekle yükümlüdür (m.135,II c.1). Üçüncü kişi, taşınmazı işgal etmekte haklı bulunduğunu, hacizden (ya da ipotekten) önce yapılmış resmi bir belge ile örneğin; kiracı olduğunu hacizden (ya da ipotekten) önce tapuya şerh verilmiş bir kira sözleşmesi ya da hacizden (ya da ipotekten) önce noterde düzenlenmiş veya onaylanmış bir kira sözleşmesi ile ispat ederse, icra mahkemesi, tahliye emrinin iptaline karar verir (Prof. Dr.Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı. Kasım 2004 baskı s. 40 ) (Hukuk Genel Kurulu’nun 23.05.2007 tarih ve 2007/12-297 esas, 2007/287 karar sayılı kararı).
Somut uyuşmazlıkta; taşınmaz üzerinde alacaklı lehine olan ipoteğin 03.5.2011 tarihinde tesis edildiği ve takibin dayanağının da söz konusu ipotek olduğu, şikayetçi 3. kişinin kira sözleşmesinin ise 05.5.2014 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda şikayetçi, ipotekten önceki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelemiş bir sözleşmeye dayalı olarak taşınmazı kullandığını ispat edemediğine göre yukarıda yazılı olan yasal düzenlemeler uyarınca, kira sözleşmesinden doğan şahsi hakkını ihale alıcısına karşı ileri süremeyeceğinin kabulü gerekir.
O halde; şikayete konu taşınmazda tesis edilen ipotek tarihinin, şikayetçi 3. kişi tarafından sunulan kira sözleşmesinin tarihinden eski olduğu anlaşılmakla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin aksi yöndeki gerekçesi yerinde görülmediğinden, mahkemece şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması cihetine gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/4817, K. 2024/1945, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama