KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/5577 E., 2024/2630 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının, tüketici kredisinin tahsili için borçlu hakkında, genel haciz yolu ile ilamsız takip başlattığı, itirazsız kesinleşen takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takip tarihinden sonra işleyecek faiz oranının fahiş olduğunu belirterek Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca yasal faiz oranı üzerinden yeniden değerlendirilmesini istediği, ilk derece mahkemesince; şikayetin kabulü ile takipten sonra işleyecek faiz oranının %18 olarak düzeltilmesine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükmün alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde; “Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur” düzenlemesine yer verilmiştir.
6098 sayılı Borçlar Kanunu 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7. maddesinde, görülmekte olan davalara ilişkin olarak.
"Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'inci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'inci maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır" şeklinde düzenleme getirilmiştir.
İcra takibi de dava gibi düşünüleceğinden, 6098 sayılı TBK'nun anılan hükümlerinin henüz sonuçlanmamış icra takiplerinde de uygulanması gerekir (HGK'nun 12.09.2012 tarihli, 2012/19-314 E, 2012/557 K. sayılı kararı).
Bununla birlikte TTK'nun 8. maddesine göre; ticari işlerde temerrüt faiz oranı serbestçe belirlenebileceğinden TBK'nun 88. ve 120. maddelerinde akdi ve temerrüt faizi ile ilgili sınırlamalarının ticari işler bakımından uygulanabilirliği bulunmamakla beraber, anılan hükümlerde getirilen kısıtlamaların ticari nitelik taşımayan işler bakımından uygulanması zorunludur.
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, takip talebinde istenen faiz oranının cinsinin belirtilmesi ya da istenen faiz oranının, o tarihte uygulanan yasal veya ticari faiz oranlarından birine denk gelmesi durumunda, o cins faiz oranının istendiğinin kabulü gerekeceğinden, ödeme emrine yasal sürede itiraz edilmemiş olsa bile, faizin istenen faiz türüne göre ve değişen oranlarda hesaplanması gerekir. Ancak, takipte talep edilen faizin türünün gösterilmemesi ya da oranının yasal ya da ticari faiz oranlarından birine denk gelmemesi halinde aynı sonuca varılamaz. Bu durumda, itiraz edilmeyerek kesinleşen oran üzerinden faizin hesaplanması gerekir.
Somut olayda, Borçlar Kanunu’nun yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden sonra alacaklı tarafından, 01.02.2018 tarihli tüketici kredisinin tahsili için 24.01.2019 tarihinde borçlu aleyhine başlatılan icra takibinde; takip talebinde ve ödeme emrinde talep edilen faizin türünün gösterilmediği, borçlunun ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yasal 7 günlük sürede takip tarihinden itibaren istenen % 28,70 (değişen oranlarda) işleyecek faiz oranına ve türüne itiraz hakkı olmasına rağmen itiraz etmediği dolayısıyla takip sonrası için istenen % 28,70 işleyecek faiz oranının kesinleştiği ve bu oranın takip tarihinde geçerli olan ticari veya yasal faiz oranlarından birine denk gelmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, borçlunun yasal sürede ödeme emrinde talep edilen faiz oranına itiraz etmemesi üzerine kesinleşen bu oran (%28,70) üzerinden faizin hesaplanması gerekir.
O halde, ilk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen kurallar göz önünde bulundurularak şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi isabetsiz olup, ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/5577, K. 2024/2630, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama