KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/5591 E., 2024/3562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Davacılar
- Borçlular : ..., ..., ..., ...
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Alacaklının, bonoya dayanarak başlattığı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, asıl davada mirasçı ...’in usulsüz tebliğ şikayeti ile birlikte takibe konu bono altındaki imzanın muris ...’in eli ürünü olmadığını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, birleşen dava yönünden de bir kısım mirasçının imza itirazı ile takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece;
asıl dava yönünden usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine ve asıl ve birleşen davalar yönünden imza itirazının reddi ile şartları oluşmadığından tazminat ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, alacaklı ve asıl ve birleşen davaların davacıları mirasçılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl dava yönünden usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine,
asıl ve birleşen davalar yönünden imza itirazının reddi ile takibin durdurulmasına karar verildiğinden alacaklı lehine tazminat ve para cezasına hükmedilmesine karar verildiği görülmektedir.
İİK.nun 170-b maddesinin göndermesi ile kambiyo senetlerindeki imza itirazlarında da uygulanması gereken aynı yasanın 67/3.maddesinde; "İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötüniyetin sübutuna bağlıdır" hükmü yer almaktadır.
Öte yandan İİK'nun 170/3. maddesinin 4 üncü cümlesine göre de; "İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu ... inkar tazminatına ve ... para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir."
Somut olayda, asıl ve birleşen davalarda imza itirazında bulunanlar mirasçı olup, kötüniyetle imza itirazında bulunduklarının ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, İİK'nun 170/b maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 67/3. maddesi dikkate alınmadan mirasçı borçlular aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/5591, K. 2024/3562, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama