KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/5765 E., 2024/693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
- Hüküm
- Şikayet hakkının düşürülmesi
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
İlk derece mahkemesince sanıkların mahkumiyetlerine dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak, İİK'nun 347. maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine, karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince, muvazaalı icra takibinin 02.01.2020 tarihinde kesinleştiği ve müştekinin şikayet hakkını İİK'nun 347. maddesinde belirtilen bir yıllık süre geçtikten sonra 10.05.2021 tarihinde kullandığından bahisle, İİK'nun 347. maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine dair karar verildiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamına göre, şikayet konusu olan ve borçlu sanık ...'ın muvazaalı şekilde diğer sanık ... Yıldız'a borçlandığı iddia edilen ...
2. İcra Dairesinin 2019/8115 Esas sayılı icra dosyasında, ödeme emrinin dosya borçlusuna 27.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, yapılan takibe itiraz edilmemesi sonucunda icra takibinin kesinleştiği ve borçlunun maaşına 21.01.2020 tarihinde haciz konulduğu, şikayete dayanak icra takip dosyasına ...
Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 29.07.2020 tarihli cevabi yazısı ile maaş haczine ilişkin bilgi verildiği, alacaklının icra dosyasında mevcut maaş haczine ilişkin cevabi yazıdan haberdar olduğuna dair herhangi bir bilgi belge bulunmadığı hususu gözetildiğinde, maaş haciz tarihi olan 21.01.2020 tarihinden itibaren İcra ve İflas Kanunun 347. maddesinde düzenlenen yasal bir yıllık şikayet süresi içerisinde 10.05.2021 tarihinde şikayette bulunulduğu anlaşıldığından, şikayet hakkının yasal süre içinde kullanıldığının anlaşılması karşısında, bölge adliye mahkemesi kararı açıklanan gerekçe uyarınca isabetsizdir.
Sanığın üzerine atılı bulunan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 331 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
1-Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek, hakiki surette;
2-Gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
3-Asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksilterek” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olduğu,
Somut olayda, şikayete konu edilen ... 2. İcra Dairesinin 2019/8115 Esas sayılı icra takip dosyasındaki alacağa yönelik alacaklı tarafından tasarrufun iptali amacıyla dava açıldığı, tasarrufun iptaline ilişkin ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/171 Esas, 2021/409 Karar sayılı ilamında, dava konusu edilen takip dosyasındaki bonoya dayalı alacağın alacaklının alacağının tahsilini engellemek amacıyla danışıklı olarak oluşturulmuş bir alacak olduğu gerekçesiyle, dava konusu tasarrufun iptaline dair karar verildiği ve kararın 02.12.2023 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluştuğunun anlaşıldığı ve bu haliyle alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek suçunu işlediği sabit olan sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmesi yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince,
istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/5765, K. 2024/693, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama