KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/6258 E., 2024/2105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun kabulüne, sanığın beraatine
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
İlk Derece Mahkemesince, sanığın eyleminin sübut bulduğundan bahisle mahkumiyetine dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkmesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararları kaldırılarak sanığın beraatine dair karar verildiği anlaşılmaktadır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıkların üzerlerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek, hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek, asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksilterek” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması karşısında;
Bölge Adliye Mahkemesince; sanığın tamamı kendisine ait olmayan, kendisinin kullanmadığı ve kendisi ile birlikte toplam 6 kişiye mirastan intikal eden el birliği halinde maliki olduğu taşınmazı tüm mirasçılarla ve üzerindeki ipotekle birlikte satması eyleminin kanunda tanımlanan alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla devretmesi olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle de bu şekildeki satışın şikayete konu edilmesi halinde atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmayacağından bahisle sanığın beraatine dair karar verilmiş ise de; somut olayımızda, sanık hakkında ...
4. İcra Müdürlüğünün 2019/11852 Esas sayılı dosyasında 9.656,06 TL'lik takip başlatıldığı, sanığın kendisine 24.06.2021 tarihinde intikal eden ... ili, ... ilçesi, ...
Mahallesi, 323 ada, 3 parselde kain B blok 1. kat 3 numaralı bağımsız bölümün 1/6 hissesine sahip olduğu, söz konusu taşınmazı sanık ve diğer maliklerin 200.000,00 TL bedelle ...'a 06.07.2021 tarihinde devrettikleri, söz konusu taşınmazın sanık ve diğer maliklerin ...'a devrettikleri sırasında taşınmaz üzerinde ipotek kaydı olmadığı, söz konusu taşınmazın ...'ın üzerine tescilinden sonra ...'a ait 01.07.2021 tarihli kredi/borç sözleşmesi nedeniyle ...
Bankası Anonim Şirketi lehine ipotek işlemi tesis edildiği anlaşılmakla; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın icra takibinin kesinleşmesinden sonra takip borcunun ödeme yeterliliği uygun nitelikteki taşınmazdaki hissesini alacaklısını zarara sokmak kastıyla 06.07.2021 tarihinde ...'a devretmesi şeklindeki eyleminin üzerine atılı suçun unsurlarının oluşturduğu ve sanığın alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek suçunu işlediği sabit olması nedeniyle sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının yerinde olduğu gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince;
istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/6258, K. 2024/2105, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama