KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/6408 E., 2024/3014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinin, Asliye Ticaret Mahkemesince verilen itirazın iptali kararı gereğince devamı sırasında borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuru ile; takipte sabit faiz oranı talep edilmediğini, itirazın iptaline ilişkin ilamda faiz oranı ile ilgili hüküm bulunmadığını, müdürlüğün 08.12.2021 tarihli kararı ile hukuka aykırı olarak dosya hesabının yıllık %27 faiz oranı üzerinden hesaplanmasına karar verdiğini iddia ederek müdürlük kararının düzeltilmesini, alacağa değişen oranlarda faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ettiği,
mahkemece takip talebinde faiz türü belirtilmeksizin %27 faiz oranı uygulanmasını talep ettiği, borçlunun itirazı üzerine alacaklı tarafından açılan İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/559 Esas 2021/804 Karar sayılı itirazın iptali davası ile itirazın iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla devamına karar verildiği, sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmının yorum yoluyla belirlenemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, karara karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine başvurunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Genel haciz yolu ile takipte, borçlunun yasal sürede yapmış olduğu itiraz üzerine İİK'nın 66. maddesi uyarınca icra takibi olduğu yerde durur. Alacaklının duran takibin devamını sağlayabilmesi için, icra mahkemesince verilmiş bir itirazın kaldırılması kararını (İİK m. 68) ya da genel mahkemece verilmiş itirazın iptali ilamını (İİK m. 67) icra dosyasına sunması gerekir. İtirazın iptali davası sonucunda verilen karar uyarınca, ilamsız icra takibinin başlatıldığı dosya üzerinden takibe devam edilerek ilam doğrultusunda, icra müdürlüğünce dosya alacağının hesaplanarak bu miktar üzerinden icra takibine devam edilmelidir.
Somut olayda; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 782.774,70 TL asıl alacak ve 2.895,19 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 785.669,89 TL toplam alacağın tahsili için genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde asıl alacağa işleyecek yıllık %27 faiz talep edildiği, borçlunun takibe itirazı üzerine, alacaklı tarafından, duran takibin devamı amacıyla itirazın iptali davası açıldığı,
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/559 Esas, 2021/804 Karar sayılı 09.05.2019 tarihli ilamında davanın kısmen kabulü ile 782.774,70 TL asıl alacak ve 2.717,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 785.492,67 TL'ye yönelik itirazın iptali ile takibin bu miktarlar yönünden talepnamedeki koşullarla devamına karar verildiği,
şikayete konu müdürlük işleminin itirazın iptaline ilişkin hükme uygun olduğu ancak borçlunun temyiz dilekçesi ekinde sunduğu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2022/243 Esas, 2022/622 Karar sayılı 29.03.2022 tarihli kararıyla İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/559 Esas, 2021/804 Karar sayılı kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulduğu toplam 785.492,67 TL'ye yönelik itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine karar verildiği görülmüştür.
O halde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2022/243 Esas, 2022/622 Karar sayılı 29.03.2022 tarihli kararına uygun olarak asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek hesaplama yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/6408, K. 2024/3014, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama