KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/7518 E., 2024/3712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
- Davacı/borçlu
- ...
- Davalı/alacaklı
- ...
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte, keşideci borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; icra takibine dayanak çekin kendisi ile dava dışı lehtar arasında düzenlenen protokole binaen teminat olarak verildiğini ve teminat senedi olduğunu, her ne kadar bu iddiaların, protokolde taraf olmayan alacaklı cirantaya karşı ileri sürülmesi mümkün değil ise de.
TTK’nın 659/2. maddesi gereğince senedi iktisap ederken bile bile borçlu aleyhine hareket eden hamile karşı ileri sürülebileceğini, lehtar ve alacaklı ciranta arasında organik bağ bulunduğunu,alacaklının iyi niyetli olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince,ileri sürülen iddiaların dar yetkili icra mahkemesince değerlendirilmesinde, alacaklının kötü niyetli olduğunu ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle borca itirazın reddine karar verildiği, borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine,
bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 818/1-e maddesi göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 687/1. maddesi gereğince; kural olarak, çekten dolayı kendisine müracaat olunan kimse, keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri, müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Bu kuralın istisnası da aynı fıkrada düzenlenmiş olup, buna göre, hamil, çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş ise, borçlu, keşideci veya önceki hamillerle arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı da ileri sürebilecektir.
Takip dayanağı çekin incelenmesinde, keşidecinin borçlu Otomatik Otopark Sistemleri Sanayi Ticaret A.Ş. lehtarının ... Yapı İnşaat Proje Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olduğu, lehdarın cirosu ile çeki alan alacaklı ... İnşaat Taahhüt Ticaret A.Ş.'nin yetkili hamil olduğu görülmüştür.
Somut olayda; borçlu tarafından, alacaklı şirketin yetkilisi ... ile lehtar şirketin yetkilisi ...’ın baba-oğul olduğu, ...’ın alacaklı şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, şirket adreslerinin aynı olduğu, borçlu tarafından lehtar şirket aleyhine açılan menfi tespit dava dosyasına lehtar şirketi temsilen Av. ...
tarafından vekaletname sunulduğu,aynı vekilin alacaklının da vekili olarak şikayete konu icra takibini başlattığı, menfi tespit dava dosyasından verilen ödeme yasağına ilişkin tedbir kararından alacaklı şirketin ve vekilinin haberdar olduğu iddia edildiğine göre iddiaların doğruluğu halinde alacaklı hamilin keşideci borçlu ile lehtar arasında yapılan protokolden kaynaklı ilişkiyi bilebileceği kabul edilmelidir.
O halde; ilk derece mahkemesince, lehtar şirket ile alacaklı (hamil) şirket hakkında iddia edilen organik bağ araştırılmalı, baba-oğul oldukları ve dolayısıyla alacaklının kötü niyetli olduğunun tespiti halinde ise alacaklının, lehtar ile keşideci arasındaki ilişkiyi bilebileceği kabul edileceğinden takibe konu çekin keşideci borçlu ile lehdar arasında düzenlenen protokol kapsamında verilip verilmediği ve teminat iddiasının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, dar yetkili icra mahkemesince bu hususların incelenemeyeceği gerekçesi ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi ve borçlunun istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddi isabetsiz olup, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/7518, K. 2024/3712, 22 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama