KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/7775 E., 2024/3211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Şikayetçi
- ...
- Suç
- Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
İlk derece mahkemesince sanıkların mahkumiyetlerine dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince verilen kararlar kaldırılarak, sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemesince, İİK'nın 331. maddesinde düzenlenen alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltme suçunun oluşabilmesi için haciz yoluyla takip yapılması gerektiği, şikayete dayanak takip dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığı ve suçun kanuni unsurlarının oluşmadığından bahisle sanıkların beraatlerine dair karar verildiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamına göre, şikayetçi vekilinin 06.04.2022 havale tarihli şikayet dilekçesinde, borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı,
sanıkların taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarıldığı iddiasında bulunduğu, şikayete konu edilen eylemin taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarılması olduğu ve şikayet konusu eylemin İİK'nın 331/4. kapsamında bulunduğu, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek İİK'nın 331/1. maddesi uyarınca değerlendirme yapıldığı anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesi kararı açıklanan gerekçe uyarınca isabetsizdir.
Sanıklara isnat edilen suç, “İİK'nın 331. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrasında: “haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını, ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” hükmü ile aynı Kanun'un 331/4. maddesinde ise “Taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarılması halinde,
eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde yer verilen hükümlerle düzenleme altına alınmıştır.
Bunun yanı sıra, İİK'nın 83/c maddesinde; "Taşınmaz rehni ipotek akit tablosunda sayılı bulunan eklenti, taşınmazdan ayrı olarak haczedilemez. Türk Medeni Kanunu'nun 862 inci maddesi hükmü saklıdır" hükmüne yer verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 684. maddesi uyarınca bütünleyici parça (mütemmim cüz), yerel adetlere göre asıl şeyin (taşınmazın) temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmadığı için taşınmazdan ayrı (bağımsız olarak) haczedilemez.
Ayrıca, Türk Medeni Kanunu'nun 862. maddesine göre de, rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılar. Rehnin kuruluşu sırasında makine vb. gibi açıkça eklenti olarak gösterilen ve tapu kütüğünde beyanlar sütununa yazılan şeyler, kanuna göre bu nitelikte olamayacakları ispat edilmedikçe eklenti sayılır.
Somut olayda; dava konusu şikayetin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinde, taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarıldığı iddiasına ilişkin olduğu,
paraya çevrilmesi istenen ipoteğin teferruatı niteliğinde olup, aynı zamanda tapu kaydında da teferruat olarak kayıtlı olan "çözgü tezgahı yerli, dalgıç pompa, hava kompresörü, otomatik şablonlu baskı tezgahı, elektronik terazi, hava tabancası, aktarma makinası, RS-100 KM kumaş kesim makası, RS-100 KM yuvarlak kesim makinası, battaniye kenar kıvırma aparatı, battaniye paketleme makinası, dairesel battaniye kesme makinası, oyma makinası, Mas çıplak pompa, su tankı, Sunstar sanayi dikiş makinası, kumaş kesim makası, Köhler marka 250 Kva jeneratör, pompa, Octa 100 kesim makinası, kesim makası,
66 Juki ddl 8500 dikiş makinası vb. gibi makinaların taşınmazdan alınarak götürülmüş olduğunun tespit edildiği, ipotekli taşınmazdan alınarak götürülen makinaların taşınmazın niteliği itibariyle teferruat niteliğini taşıdığının tespit edilmesi karşısında, eylemin İİK'nın 331/4. maddesi kapsamında bulunduğu, sanıkların üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluştuğunun ve eylemin sübut bulduğunun anlaşıldığı, İİK'nın 331/4. maddesi gereğince sanıkların mahkumiyetlerine dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/7775, K. 2024/3211, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama