KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/8865 E., 2024/4580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Davacılar/borçlular
- ..., ...
- Davalı/alacaklı
- Alternatifbank A.Ş.
Karar Metni
1.179 kelime·6 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 sayılı Kanun’la değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Alacaklı tarafından şikayetçi borçlular aleyhine genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçluların icra mahkemesine başvurarak, ödeme emrinde alacağın sebebinin yazılmadığını, takip dayanağı belgelerin takip dosyasına sunulmamakla birlikte ödeme emri ile beraber borçlulara gönderilmediğini, takibin mükerrer olduğunu ve sair iddialarını ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabul kısmen reddi ile takip dayanağı belgelerin borçlulara gönderilmediğinden bahisle İİK’nın 58/3 ve 61. maddeleri gereğince ödeme emrinin iptaline,
mükerrer takibe ilişkin şikayetlerinin ise esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle takibin mükerrer olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne ve icra takibinin iptaline, sair taleplerin de konusuz kaldığı belirtilerek bunlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Borçlu, icra müdürlüğüne itiraz ederek icra takibini durdursa dahi, İİK'nın 58 ve 61. maddelerine dayalı olarak icra mahkemesinden takibin ve ödeme emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı vardır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58/4. maddesinde; senet, senet yoksa borcun sebebinin, takip talebinde gösterilmesi gerektiği, aynı maddenin 3. fıkrasında da, "alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdiinin mecburi ” olduğu hususları hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun’un 60. maddesinde ise; ödeme emrinin, alacaklı veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lâzım gelen kayıtları ihtiva edeceği, 61. maddenin ilk fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca da; takip belgeye dayanıyorsa, belgenin tasdikli bir örneğinin ödeme emrine bağlanacağı, hükümlerine yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; takipte ve ödeme emrinde borcun sebebi olarak " genel kredi sözleşmesi ve ihtarnameler"in gösterildiği ve bu belgelerin takip talebi ekinde icra müdürlüğüne tevdi edildiği, borçlulara tebliğ edilen ödeme emri tebliğ zarfı üzerinde ise, “ bu zarf örnek 7 ödeme emri ihtiva eder” ibaresinin yazılı olduğu, borcun sebebi olarak gösterilen dayanak belgelerin, ödeme emri ile birlikte borçlulara tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekip, icra müdürlüğünce yeni ödeme emri hazırlanarak borçluya tebliğ edileceği ve bu yeni ödeme emrinin yeniden itiraz / şikayet hakkı vereceği tabidir.
Hal böyle olunca; her ne kadar İlk Derece Mahkemesinin ödeme emrinin iptaline yönelik kararı yerinde ise de, mükerrerlik şikayetinin esasının incelenmesi hatalı olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, borçluların İİK’nın 58 ve 61. maddelerine dayalı şikayetlerinin kabulü ile ödeme emrinin iptaline, ödeme emrinin iptali sebebiyle sair şikayet nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde öncelikle mükerrerlik iddiası incelenerek takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/8865, K. 2024/4580, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama