KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/9534 E., 2024/715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlunun, sair fesih iddialarının yanında satışın köyde ilan edilmediğini ileri sürerek tapunun 111 ada 85 parsel ve 141 ada 71 parselinde kayıtlı taşınmazlara ilişkin ihalelerin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddi ile birlikte şikayetçi aleyhine ihale bedelleri üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
İhale tarihi itibariyle uygulanması gereken, İİK'nın 126/2. maddesinde ilanın, birinci ihale tarihinden en az bir ay önce yapılacağı düzenlenmiştir. Yine aynı maddenin son fıkrasının göndermesi ile taşınmaz satışlarında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 114/2. maddesi gereğince, ilanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ile gazete ile yapılıp yapılmayacağı, icra müdürlüğünce ilgililerin menfaatine uygun olacak şekilde tespit edilir.
İcra müdürü bu takdirini kullanırken hacizli malın tahmini değerini, niteliğini ve Türkiye genelinde alıcı çıkacak özellikte olup olmadığını gözetmek zorundadır. Satışın gerçekleşmesinde hem alacaklının alacağını tahsil etmesi, hem de borçlunun borcu ödemesi ve bu suretle tarafların karşılıklı menfaatinin dikkate alınması esastır. Her olayda hacizli malın kıymeti, niteliği ve satış bedeli gözetilerek satış memurunun ilanlarla ilgili kararı mahkemece denetlenerek bir karar verilmelidir. ( Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, sayfa: 618)
Görüldüğü üzere, icra müdürlüğüne, gazete ilanı konusunda, her iki tarafın menfaati gözetilmek koşulu ile bir takdir yetkisi tanınmıştır. İcra müdürünün ilanın nerede ve nasıl yapılacağı yönündeki takdiri mahkemece denetlenmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; ihaleye konu 111 ada 85 parsel numaralı taşınmazın tapuda ... ili ... ilçesi ... mahalle/mevki ... mevki köyü olarak kayıtlı olup zeytinlik vasfında olduğu ,yine ihaleye konu 141 ada 71 parsel numaralı taşınmazın tapuda ... ili ... ilçesi ... mahalle /mevki ... mevki köyü olarak kayıtlı olup tarla vasfında olduğu, 08.02.2021 tarihli satış kararında, satış ilanının, Türkiye genelinde yayınlanan trajı elli binin üstünde olan ulusal bir gazetede, ... Adliyesi İcra Müdürlüğü ilan panosu ile e-satış portalında yapılmasına karar verilmiş ise de, köyde ilan yapılmasına dair bir karar alınmadığı ve satışın köyde ilan edilmediği anlaşılmıştır.
Satış dosyasının incelenmesinden; 505.588,00 TL ve 319.897,20 TL muhammen değerli taşınmazların, 29.03.2021 tarihli 1. artırmalarda sırasıyla, alacaklı bankaya alacağa mahsuben 445.000,00 TL ve 303.000,00 TL bedellerle ihale edildiği ve 111 ada 85 parsel sayılı taşınmaz ihalesine dört ,141 ada 71 parsel sayılı taşınmaz ihalesine iki katılımcının pey sürdüğü görülmüştür. Her ne kadar icra müdürü satış kararında köyde ilana karar vermemiş ise de; ihale konusu taşınmazların köyde olması sebebiyle köyde ilan edilmesi, talep ve talibi arttırabileceğinden ve dolayısıyla taşınmazların gerçek değeri üzerinden satılması imkanını sağlayacağından, bu ilanın tarafların menfaatine uygun olduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece, şikayete konu taşınmazların düşük bedelle ihale edilmiş olmaları ve ihaleye katılımın az olması, yapılan satış ilanlarının yetersiz olduğunu ortaya koyduğunun kabulü ile ihalelerin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/9534, K. 2024/715, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama