KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/1013 E., 2024/2100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi hissedarların, sulh hukuk mahkemesine başvurularında, diğer fesih nedenleri ile birlikte satış ilanının, vekillerinin iş yerinde daimi çalışanına tebliğ şeklinde yapıldığını ve tebligat yapılan şahsın da vekilin çalışanı olmadığını ileri sürerek ihalenin feshi talebinde bulundukları, ilk derece mahkemesince, istemin reddine ve şikayetçiler aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedildiği, şikayetçilerin istinaf yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesince;
şikayetçilerin istinaf istemi yerinde görülmemekle birlikte gerekçe ve hükümde kısmen hata yapıldığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihalenin feshi talebini reddine, şikayetçiler aleyhine ihale bedelinin %5'i oranında para cezasına hükmedildiği, kararın şikayetçi hissedarlar tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İİK'nın 127. maddesi uyarınca taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 20. maddesinde "...13, 14, 16, 17 ve 18. maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar.
Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır.
Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
"Meslek ve sanat erbabına tebligat'' başlıklı Tebligat Yönetmeliği'nin 26. maddesinde "(1)belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere, o yerde de tebligat yapılabilir.(2)Muhatabın iş yerinde bulunmaması halinde tebliğ, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, satış ilanı tebligatının hissedarlar ... ve diğerleri vekili Av. ... adına düzenlendiği ve tebligat mazbatasında "Muhatabın çarşıda olması sebebiyle aynı adreste birlikte sakin ehil ve reşit çalışanı ...'e tebliğ edildi" şerhi ile tebliğ edilmiş, şikayet dilekçesinde açıkça vekilin, tebligatı teslim alan Nurettin İlgün adında bir çalışanı olmadığı, tebligatı alma yetkisi bulunmadığı ileri sürülmüştür.
İlk derece mahkemesince yapılan araştırmada; ...'ün SGK kaydının tespit edilmediğinin bildirildiği,tebligatın çıkarıldığı iş yeri ve çevresinde yapılan kolluk araştırması sonucunda, ... adında birinin tanınmadığının tespit edildiği, Kayseri’de ikamet ettiği, ... ile yapılan telefon görüşmesinde emekli olduğunu, herhangi bir işte çalışmadığını beyan ettiği, bu haliyle ...’ün şikayetçiler vekili Av. ... ‘ün yanında sürekli çalıştığının tespit edilemediği görülmüştür.
Her ne kadar, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince, Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/191 Esas sayılı dosyasından Av. ... adına çıkarılan tebligatların çalışanı sıfatıyla ...'e tebliğ edildiği, Av. ...’ün çalışanı olmadığını iddia ettiği ...’ün işbu tebligatları almasına kayıtsız kaldığı,yasal ve fiili olarak herhangi bir girişimde bulunmadığı, ...’ün çalışanı olduğu izlenimine bizzat kendisinin sebebiyet verdiği değerlendirilmiş ise de; dosya kapsamındaki somut bilgilerden ...'ün şikayetçiler vekilinin daimi çalışanı olduğunun tespit edilemediği, yargılama süresince şikayetçiler vekili Av. ...’ün, ...'ün çalışanı olduğuna dair bir beyanının bulunmadığı bu haliyle satış ilanı tebligatının usulsüz olduğu görülmektedir.
O halde; İlk Derece Mahkemesince, şikayetçi hissedarlar vekiline çıkarılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi isabetsiz olup, ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/1013, K. 2024/2100, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama