KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/1030 E., 2024/1735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun, sair fesih nedenleri ile birlikte taşınmazın kıymet takdirinin düşük tespit edildiğini ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle sulh hukuk mahkemesine başvurduğu, mahkemece feshi gerektiren bir olguya rastlanmadığından bahisle şikayetin reddine karar verildiği, karara karşı borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK’nın 128/2. maddesi gereğince, satışa hazırlık işlemleri sırasında icra dairesi taşınmazın kıymetini ehil bilirkişiler aracılığıyla tayin ve tespit ettirir, kıymet takdirine ilişkin rapor, borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak suretiyle tebliğ edilir. İİK'nın 128/a maddesine göre, ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinin kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurarak düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilirler. Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemezler.
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek taşınmazın değerinin belirlendiği tarih esas alınarak bilirkişi tarafından tespit edilen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesinden ibarettir. (HGK'nın 16.06.2020 tarih, 2017/12-742 E. - 2020/406 K. )
Somut olayda; icra müdürlüğü tarafından yapılan kıymet takdirinde dava konusu taşınmazın değerinin 29.09.2015 tarihi itibariyle 1.567.225 TL olarak tespit edildiği, şikayetçinin kıymet takdirine süresi içinde itiraz ettiği itirazın reddine karar verildiği, taşınmazın 25.02.2016 tarihinde yapılan ihalede 790.000- TL bedel ile ihale edildiği, şikayetçinin dilekçesinde fesih nedeni olarak ileri sürdüğü kıymet takdirine ilişkin itirazları değerlendirilerek mahkemece alınan raporda ise taşınmazın değerinin 1.590.196,40- TL olarak belirlendiği görülmüştür.
Mahkemece tespit edilen değerin, ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olmasının taraflar aleyhine sonuç yaratacağı tabii olup, ihalenin feshi sebebidir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/1030, K. 2024/1735, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama