KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/1451 E., 2024/6371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, dayanak bononun kambiyo vasfında olmadığı, TTK m. 716 'da bono üzerine düzenleme tarihinin yazılı olması hususunun zorunlu şart sayıldığı, ancak takip konusu senet metninde düzenleme tarihinin anlaşılır bir tarih olmadığı, bonodaki imzaların müvekkiline ait olmadığı iddialarıyla takibe itiraz edildiği, İlk Derece Mahkemesince, ".
Somut olayda, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takibin dayanağı olan senette tanzim tarihi olarak 18.03.20202 yazılı olduğu, senedin tanzim tarihinin anlaşılır olmadığı, senette tanzim tarihinin geçerli bir tarih olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda dayanak senette tanzim tarihi bulunmadığı kambiyo vasfında olmadığından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamaz.
Açıklanan nedenlerle şikayetin kabulüne ve takibin iptaline..." karar verildiği, alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK'nın 58. maddesinin 3. fıkrası; "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi gösterilir" hükmünü içermektedir. Anılan hüküm gereğince alacak miktarının Türk Lirası ile gösterilmesi zorunludur ve mahkemece re’sen gözetilir ve bu husus kamu düzenine ilişkindir. Somut olayda, ödeme emrinde alacağın Türk Lirası karşılığı veya harca esas değeri belirtilmemiştir. O halde mahkemece; ödeme emrinin iptali ile yetinilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/1451, K. 2024/6371, 24 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama