KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/2406 E., 2024/7801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nın 170/3. maddesi uyarınca; icra mahkemesi, aynı Kanun'un 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. Aynı maddenin aynı fıkrasının 4. cümlesi uyarınca ise, inkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip durdurulmuşsa, borçlu, senede dayanan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir. O halde, itirazı reddedilen borçlunun tazminatla sorumlu tutulabilmesi için icra mahkemesince yapılan imza incelemesi sonucu imzanın borçluya ait olduğunun anlaşılması ve takibin ikinci fıkraya göre durdurulmuş olması gerekir.
Somut olayda, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun dayanak senetteki imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek icra mahkemesine başvurusu neticesinde, mahkemece, Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1167 E. sayılı dosyasında aldırılan 22.02.2021 tarihli raporu hükme esas alınarak imzaya itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükmünde, icra mahkemesince, İİK’nın 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapılacak bir imza incelemesi neticesinde tarafların tazminatla sorumlu tutulacakları düzenlendiğinden ve mahkemece bir imza incelemesi yapılmaksızın başka bir mahkemeden aldırılan bilirkişi raporu dikkate alınarak sonuca gidildiğinden borçlunun tazminat ile sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/2406, K. 2024/7801, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama