KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/2477 E., 2025/166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçluların icra mahkemesine başvurularında, sair itirazlarının yanı sıra takibe konu bonodaki imzanın murislerinin eli ürünü olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince; imzaya ve borca itirazın reddi ile borçlular aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedildiği, borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK'nın 170-b maddesinin göndermesi ile kambiyo senetlerindeki imza itirazlarında da uygulanması gereken aynı yasanın 67/3.maddesinde; "İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötüniyetin sübutuna bağlıdır" hükmü yer almaktadır.
Öte yandan İİK'nın 170/3. maddesinin 4 üncü cümlesine göre de; "İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu ... inkar tazminatına ve ... para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir."
Somut olayda, imza itirazında bulunan borçlular mirasçı olup, kötüniyetle imza itirazında bulunduklarının ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, İİK'nın 170/b maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 67/3. maddesi dikkate alınmadan mirasçı borçlular aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/2477, K. 2025/166, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama