KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/2820 E., 2024/6165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Şikayetçi
- ...
- Suç
- Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
- Hüküm
- Davanın Düşmesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
İlk derece mahkemesince sanığın mahkumiyetine dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan davanın düşmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemesince, icra dosyasında yapılan icra emri tebligatının usulsüz olduğu ve şikayete konu icra takip dosyası kesinleşmeden şikayette bulunulduğundan bahisle, sanık hakkında açılan davanın CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşürülmesine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanığın üzerine atılı 2004 sayılı İİK’nın 331. maddesine aykırılık suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayet şartına bağlı olduğu, İİK’nın Onaltıncı Bab’ında düzenlenen bir kısım suçlar bakımından şikayet hakkının doğması için bu suçların niteliği gereği, öncelikle icra takibinin kesinleşmesi gerekir.
Dosya kapsamına göre, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında icra emrinin borçluya 18/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanununun "aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat" başlıklı 16. maddesinde "kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmünün yer aldığı, somut olayda icra emri tebligatının "muhatabın tebliğ anında adresinde çarşıda olması nedeniyle bulunamadığı, bu nedenle
muhatapla aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden görünüşe göre 18 yaşını bitirmiş ve ehliyeti olan ... imzasına tebliğ edilmiştir" şeklinde şerh düşülerek borçlu yakınına yapıldığı, anılan şahsın borçlu ile aynı konutta ikamet etmediğine yönelik bir iddianın da bulunmadığı, bu durumda icra emri tebligatının usulüne uygun olduğu halde, Tebligat Kanunu ve yönetmelikte geçmeyen "tebligat yapılan şahsın yakınlık derecesinin tespit edilmesi gerektiği" gerekçesiyle tebligatın usulsüz kabul edilmesi doğru değildir.
O halde, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında icra emrinin borçluya 18/01/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği ve takip kesinleştikten sonra müşteki tarafça 12/04/2022 tarihinde şikayette bulunulduğu anlaşıldığından kovuşturma şartının gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, bölge adliye mahkemesince şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/2820, K. 2024/6165, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama