KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/3374 E., 2024/5845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Davalılar
- Alacaklı : ...
- İ. Alıcısı
- ...
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda, sair şikâyetlerinin yanında satış ilanının gazetede yayımlanmadığı ve bu durumun zarara neden olduğunu ileri sürülerek ihalenin feshini talep ettiği; İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine ve ihale bedeli olan 1.900.000,00 TL’nin %10’u oranında 190.000,00 TL para cezasının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına karar verildiği, anılan karara yönelik olarak şikâyetçi borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, işbu kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
İİK'nın 126/2. maddesi yollamasıyla aynı yasanın satış kararı (22.07.2022) tarihi itibariyle yürürlükte olan İİK’nın 114. maddesinin 2. fıkrası uyarınca; “İlanın şekli ve gazete ile yapılıp yapılmayacağı icra dairesince alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur.” İlânın, yurt düzeyinde yayımlanan bir gazete ile yapılmasına karar verilmesi hâlinde, bu ilân, satış talebi tarihinde tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle yapılır.
Ayrıca, icra müdürü bu takdirini kullanırken satışa konu malın tahmini değerini, niteliğini ve Türkiye genelinde alıcı çıkacak özellikte olup olmadığını gözetmek zorundadır. Satışın gerçekleşmesinde hem alacaklının alacağını tahsil etmesi, hem de borçlunun borcu ödemesi ve bu suretle tarafların karşılıklı menfaatinin dikkate alınması esastır. Her olayda satılacak malın kıymeti, niteliği ve satış bedeli gözetilerek satış memurunun ilanlarla ilgili kararı mahkemece denetlenerek bir karar verilmelidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, sayfa: 618). Takdir yetkisinin taşınmazın değeri konumu ve salt özelliklerine göre yerinde kullanılıp kullanılmadığının talep halinde icra mahkemesince denetlenmesi gereklidir.
Somut olayda, icra müdürlüğünce, 22.07.2022 tarihli satış kararında; ‘..2- Satışa çıkarılacak mal ilanının, ilan panosu ile adliye divanhanesine asılmak ve e-satış.gov.tr internet adresinde yayınlattırmak suretiyle yapılmasına,..’ şeklinde ilan yapılacağına karar verildiği ve satış ilanının belirtilen vasıtalarla ve elektronik ortamda ilan edildiği anlaşılmıştır. İhaleye konu 2.400.000,00 TL muhammen bedelli taşınmazın, 22.08.2022 tarihli ihalede 1.900.000,00 ESAS NO : 2024/3374
TL bedelle ihale edildiği, anılan taşınmazın Bursa-Ankara yoluna 3 km mesafede ve işyeri/dükkân vasfında olup her yerden alıcısı çıkacak taşınmaz niteliğinde olduğu ayrıca satışa ihale alıcısı dışında başka katılımcılar olmuş ise de; bu haliyle, yapılmış olan ilanların gerekli talep ve talibi artırmadığı, muhammen bedel altında, düşük bedelle taşınmazın satıldığı dolayısı ile satış ilanının ilan panosu ile adliye divanhanesine asılmak sureti ile herkesin ulaşabileceği gazete ile ilan edilmesinin, alakadarların menfaatine daha uygun olacağının kabulü gerekmiştir.
Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeye emsal olarak aldığı Dairemizin 2023/9163 Esas ve 2023/9314 Karar sayılı emsal kararımızda şikâyete konu taşınmaz muhammen bedel üstünde satılmıştır. Dolayısı ile anılan Yargıtay kararının, somut olaydaki şikâyet konusu taşınmaz ihalesi ile uyumlu olmadığı açıktır.
O halde, İlk Derece Mahkemesince; yukarıda açıklanan nedenler ile şikâyetin kabulüne ve ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/3374, K. 2024/5845, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama