KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/3506 E., 2024/8889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlunun, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğunu, kambiyo vasfı taşımadığını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince, itirazın reddine hükmedildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 776/1-f maddesi gereğince bonoda düzenlenme yerinin yazılı olması zorunludur. Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir, ayrıca adres gösterilmesi mecburiyeti bulunmaz.
Somut olayda, takibe dayanak yapılan dört adet senette TTK'nın 776/1-f. maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, keşideci borçlu şirketin kaşesinde yazılı olan “... Emeç Bulvarı 1314 Cad. 35/6” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği anlaşıldığından, TTK'nın 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı sonucuna varılmalıdır.
Bu durumda, borçlunun İİK.nun 170/a-son maddesi anlamında borcu kısmen veya tamamen kabulü de bulunmadığından tanzim yeri belirlenmeyen bu belgelerin kambiyo vasfı yoktur.
Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere İİK.nun 170/a-2.maddesi gereğince bu husus icra mahkemesince re’sen nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve borçlunun istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi isabetsiz olup,Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/3506, K. 2024/8889, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama