KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/3968 E., 2024/7287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada borçlunun itirazı üzerine duran adi kiraya ve hasılat kiralarına ait (13 örnek) takipte, alacaklının İcra Mahkemesine başvurusunda; itirazın kaldırılması ile tahliye isteminde bulunduğu, birleşen davada ödeme emrinde belirtilen otuz günlük süre dolmadan asıl dava ile tahliye davası açıldığından otuz günlük sürenin dolduğu gerekçesi ile tahliyeye karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, asıl davada itirazın kaldırılması talebinin kısmen kabulü ile takibin asıl alacak ve işlemiş faizi olmak üzere toplam 527.964,88-TL üzerinden devamına,
tahliye talebinin reddine birleşen davada ise davacının tahliye isteminin kabulüne karar verildiği, borçlu şirket tarafından kararın hukuka, kanuna ve yerleşmiş içtihatlara aykırı olduğu ileri sürülerek birden fazla istinaf sebebi gerekçe gösterilerek istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, asıl davada verilen tahliye isteminin reddine ilişkin karar aleyhine istinaf talebinde bulunulmadığından bu kararın kesinleştiği bu nedenle derdestlik takip şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nın 355/1. maddesinde istinaf incelemesinin “istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözeteceği hüküm altına alınmış,
İstinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi kararın neleri içereceği ve hükmün nasıl oluşturulacağı (HMK'nın 297. maddesine koşut şekilde) Yasa’nın 359. maddesinde düzenlenmiş ve özellikle 2. fıkrada;
“Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir.
HMK'nın 359/2. maddesinde amaçlanan, özellikle infaza esas alınacak hüküm sonucunun şüphe ve tereddüd uyandırmayacak şekilde oluşturulmasıdır.
Somut uyuşmazlıkta, borçlu şirketin istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde kira bedellerinin belirlenen tevdi mahalli olan T.Vakıflar Bankası hesabına yatırıldığından bahisle ödeme iddiasında bulunduğu, davanın görevsiz mahkemede görüldüğü, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürdükleri hususların değerlendirilmediği, hükme esas alınan bilirkişi
raporunda kira bedeline KDV eklenip eklenmemesine yönelik alternatifli hesaplama yapıldığı ve mahkemece KDV oranının kira bedeline eklenerek yapılan hesaplamanın baz alınmasının hatalı olduğu ve sair istinaf nedenleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasının talep edilmesine karşın Bölge Adliye Mahkemesince yalnızca derdestlik itirazına yönelik inceleme yapıldığı,
Bölge Adliye Mahkemesince “İleri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere, asıl davada verilen tahliye isteminin reddine ilişkin karar aleyhine istinaf bulunmadığından bu kararın kesinleştiği, bu nedenle birleşen davadaki tahliye istemine ilişkin olarak başlangıçtaki derdestlik dava şartı noksanlığının HMK’nın 115/3 maddesi uyarınca sonradan tamamlandığı anlaşılmakla ve usul ekonomisi gereğince mahkemenin kabul ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine göre,
davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine” şeklindeki soyut açıklamanın Anayasa ve Yasa’nın aradığı anlamda tüm istinaf sebeplerini karşılar şekilde gerekçe olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında ileri sürülen istinaf sebeplerinin ve istinaf sebeplerinin ret gerekçelerinin açıklanmaması HMK'nın 359/3. maddesine aykırı olup, tüm istinaf sebeplerinin tek tek değerlendirilerek incelenmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/3968, K. 2024/7287, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama