KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/4357 E., 2024/7171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Karar Metni
2.295 kelime·11 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi borçlunun İcra Mahkemesine başvurusunda; temlik alan tarafından 24.02.2022 tarihinde taşınmazın satışının talep edildiğini ve aynı tarihte satış avansı olarak 500,00 TL yatırıldığını, 7343 sayılı "İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki kanun" ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 106. maddesinin değiştirildiğini, bu değişikliğe ek olarak geçici 18. maddesi ile de yürürlüğe girdiği tarihten (08.03.2022) itibaren bir yıl içerisinde (08.03.2023 tarihine kadar) peşin satış avanslarının tamamlanmadığı takdirde,
satış talebinin vaki olmamış sayılacağının kararlaştırıldığını ancak alacaklı tarafından bakiye satış avansı yatırılmadığından icra dosyasının işlemden kaldırılmasının talep edildiğini ancak talebin reddedildiğini belirterek icra müdürlüğünün talebin reddine dair 02.06.2023 tarihli kararının iptalini istediği, bu karara karşı taraflarınca Samsun 3. İcra Hukuk Mahkemesine 2023/292 Esas numarasıyla başvurulduğunu, 12.06.2023 tarihinde 2023/306 Karar numarasıyla şikayetlerinin reddedildiğini, taraflarınca istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 2023/1967 E., 2023/2659 K. sayılı kararı ile.
08.03.2022 tarih ve 31772 sayılı "Resmi Gazete"de yayımlanan "Satış Giderleri Tarifesi" başlıklı tebliğin Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasına göre satış tarifesi hükümlerinin Samsun ilinde 01.09.2022 tarihinde yürürlüğe girdiği, kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılması için belirlenen bir yıllık sürenin 01.09.2022 tarihi itibari ile başladığı,
şikayete konu işlem ve dava tarihi itibari ile henüz 1 yıllık sürenin dolmadığı ve takip ipotekli olmakla birlikte şikayete konu edilen takip dosyasında henüz satış ilanının gerçekleştirilmediği 7343 sayılı yasanın geçici 18. maddesinin 2/3 maddesi kapsamında kaldığından bahisle İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi değiştirilmek suretiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verildiğini , şikayetlerine konu takibin, ipotekli olmakla birlikte, alacaklı tarafın 24.02.2022 tarihinde satış talep etmiş olduğunu ve aynı tarihte satış avansı olarak 500,00 TL yatırdığını,
bahsi geçen kanun değişikliği gereği 01.09.2023 tarihine kadar da tarifeye göre bakiye satış avansının dosyaya yatırmadığını, alacaklı tarafın satış talebinin bir hükmü kalmadığını, düşme kararı verilmesi gereken şikayete konu icra takibinde satış işlemlerinin devam etmekte olduğunu belirterek icra müdürlüğünün 23.11.2023 tarihli takibin düşürülmesi talebin reddine dair işlemin iptalini istediği, İlk Derece mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; takip ipotekli olmakla satış ilanının henüz yapılmadığı,
dolayısıyla 7343 sayılı yasanın geçici 18. maddesinin 2/3 maddesi kapsamında kaldığı ve henüz satış ilanının yapılmamış olması sebebiyle değiştirilen ve ihdas edilen hükümlerin uygulanacağı, bu durumda da Samsun ili için en geç 01.09.2023 tarihi itibari ile eksik satış avansının yatırılmış olmasının gerektiği, buna karşılık icra dosyasında 01.09.2023 tarihi itibariyle satış avansının yatırılmadığı, bu süre geçtikten sonra yatırılan satış avansının sonuca etkisinin olmayacağı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yerine şikayetin kabulü ile takip dosyasından verilen 23.11.2023 tarihli tensip kararın kaldırılmasına,
icra müdürlüğünce borçlu vekilinin talebi doğrultusunda işlem yapılmasına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Her ne kadar İİK'nın 106/6. fıkrasında "satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılan miktarın satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürlüğü tarafından satış isteyene 15 günlük süre verilir ve bu sürede eksik miktar tamamlanmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır" şeklinde düzenleme yapılmış ve 08.03.2022 tarihinde yürürlüğe giren satış giderleri tarifesinin 4. maddesinin 3. fıkrası ile "icra dosyasında birden fazla taşınmazın birlikte satışının talep edilmesi halinde bir taşınmaz için satış ücreti tam olarak alınır,
diğer taşınmazlar için ise ücret tablosunda belirtilen satış giderlerinin toplamından belirli miktarda indirim yapılmak suretiyle avans olarak depo edilmesine icra müdürü tarafından karar verilebilir, bu indirim tabloda belirtilen gider avansının yarısından fazla olamaz" düzenlemesi yapılmış ve yine satış giderleri tarifesine eklenen geçici birinci maddesinin 1/a ve 1/b fıkralarında elektronik ortamda yapılacak satışların usulü hakkındaki yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yılın sonunda haczedilecek mallar hakkında uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 150/g maddesinin ''satılması istenen rehin hakkında 92 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 93, 96, 97, 97/a, 98 ve 99 uncu maddeler ile 112’den 137 nci maddeye kadar olan hükümler kıyas yolu ile uygulanır'' hükmünü içerdiği, buna göre İİK'nın 106. maddesinin kıyasen uygulanacak maddeler arasında bulunmadığı, satış masraflarının peşin yatırılmasına ilişkin düzenlemenin sadece hacizli malları kapsadığı, ipotekli taşınmazlara ilişkin olmadığı görülmektedir.
Bu durumda yukarıda açıklanan ilkeler ve mevzuat dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin "kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılması için belirlenen bir yıllık sürenin Samsun ilinde 01.09.2022 tarihi itibari ile başladığı, Samsun ili için en geç 01.09.2023 tarihi itibari ile eksik satış avansının yatırılmış olmasının gerektiği, buna karşılık icra dosyasında 01.09.2023 tarihi itibariyle satış avansının yatırılmadığı, bu süre geçtikten sonra yatırılan satış avansının sonuca etkisinin olmayacağı" yönündeki gerekçesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır.
O halde, İlk Derece Mahkemesinin şikayetin reddine ilişkin kararı yerinde olup Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetçi borçlunun istinaf talebinin bahsi geçen gerekçe ile esastan reddi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/4357, K. 2024/7171, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama