KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/4507 E., 2024/10782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi 3. kişi ..., Antalya ili, ... ilçesi 1363 ada 19 parselde kayıtlı taşınmaz için açtığı tapu iptali ve tescil davasında, dosya borçlusu ...
Yüce üzerindeki tapunun iptaline ve taşınmazın kendisi adına tesciline karar verildiğini, verilen iptal kararlarının kesinleştiğini ve tapuda infaz edildiğini, buna rağmen icra müdürlüğüne yaptıkları haczin kaldırılması istemlerinin İİK'nın 106. ve 110. maddeleri gereği haczin düşmüş olduğu da gözardı edilerek reddedildiğini, bildirerek icra müdürlüğü işleminin iptali istemiyle haczin kaldırılması için icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece taşınmazın şikayetçi 3. kişi uhdesine geçtiği, tescilin bildirici nitelikte olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne hükmedildiği,
kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda, icra müdürlüğünce şikayete konu taşınmaz üzerine 30.03.2021 ve 10.03.2022 tarihinde haciz konulmuş olup, bu tarihte taşınmaz borçlu adına tapuda kayıtlıdır. Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.01.2020 tarih ve 2017/272 Esas, 2020/10 Karar sayılı ilamıyla, taşınmazın davalı borçlu ... Yüce adına olan tapusunun iptaline ve şikayetçi adına tesciline karar verilmiş ve bu karar 01.07.2020 tarihinde kesinleşmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E.-2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın, borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olması zorunludur. Taşınmaz haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olduğundan, icra müdürünün haciz işleminde usulsüzlük bulunmamaktadır.
Daha sonra tapu iptali ve tescil kararına dayalı olarak taşınmazın maliki olan 3. kişinin, haczin kaldırılması için, Hukuk Genel Kurulu'nun 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 Esas-2001/516 Karar sayılı kararında ve Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarında da belirtildiği üzere genel mahkemede mülkiyet hakkına dayalı olarak dava açması gerekir.
Bu nedenle icra müdürlüğünün bu hususa ilişkin haczin kaldırılması talebinin reddine yönelik gerekçesi yerinde ve yasaya uygun olup mahkemenin tapu iptali ve tescil kararı verildiğinden bahisle haczin kaldırılması gerektiğine ilişkin tespit ve gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.
Ancak, şikayetçi üçüncü kişinin icra mahkemesine yaptığı başvurusunda İİK'nın 106 ve 110. maddeleri gereğince hacizlerin düştüğüne dair iddiasının da bulunduğu, bu hususta mahkemece İİK'nın 106 ve 110. maddeleri gereğince bir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla; belirtilen bu yasa hükümlerine uygun olarak hacizlerin varlığını sürdürüp sürdürmediği, hacizlerin bu maddeler gereğince düşüp düşmediği hususunun incelenmesi gerekir. O halde mahkemece, İİK'nın 106. ve 110. maddeleri kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle hacizlerin düşüp düşmediği araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi de doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/4507, K. 2024/10782, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama