KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/4828 E., 2024/9837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, haczedilen taşınmazın, İİK'nin 82/12. maddesi kapsamında haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece şikayetin kısmen kabulü ile taşınmazın 550.000,00 TL'nin altında satılmamasına ve haline münasip evin alınması için gerekli 550.000,00 TL'nin borçluya, artan bedelin borca yeterli miktarının alacaklıya ödenmesine karar verilmiştir.
İİK’nin 82/1-12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Öte yandan intifa hakkı sınırlı ayni haklardan olup, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 794. ve devamı maddelerinde intifa hakkının, taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde kurulabileceği, aksine düzenleme olmadıkça bu hakkın sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlayacağı, taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulacağı, taşınmaz üzerindeki yasal intifa hakkının tapu kütüğüne tescil edilmiş ise herkese karşı ileri sürülebileceği ve hak sahibinin ölümü ile sona ereceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda 19.08.2021 tarihinde başlatılan takipte 20.09.2021 tarihinde haczine karar verilen meskeniyet şikayetine konu 431 parselde tapuya kayıtlı 1 nolu bağımsız bölüm sahibi olan ... ...'ın intifa hakkını üzerinde tutarak çıplak mülkiyetini oğlu olan borçlu ...'a sattığı ... lehine kurulan intifa hakkının 03.07.2017 tarihinde tapuya tescil edildiği görülmektedir. Mahkemece hükme esas alınan 23.05.2022 tarihli kök ve 12.12.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda, taşınmazın değeri 700.000,00 TL olarak hesap edilmiş ve borçlunun daha mütevazi semtlerde alabileceği evin değeri de 550.000,00 TL olarak belirtilmiştir. Yukarıda izah edildiği üzere tapuya tescil ile herkese karşı ileri sürülebilecek olan 3. kişi lehine tesis edilmiş irtifak haklarından olan “intifa hakkı” ile kayıtlı
bir taşınmazın intifa hakkının tescili sonrasında taşınmaz üzerine konan haciz nedeniyle cebri icra ile satışının söz konusu olması halinde intifa hakkı ile yükümlü olarak açık arttırmaya çıkarılıp satılması gereklidir. 04.03.1960 gün ve 1/3 Sayılı İBK'ninde belirtildiği gibi intifa hakkı sahibi taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü olmayarak satılmasına muvafakat eder ise taşınmaz intifa hakkı ile yükümlü olmayarak satılır ve intifa hakkı bedele dönüşür.
Yani satış bedelinden intifa hakkına düşen miktar intifa hakkı sahibine ödendikten sonra kalan ihale bedeli meskeniyet şikayeti kabul edilen borçluya ödenebilir. Taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü satışı halinde bu husus ihaleye olan talep ve talibi azaltacağından taşınmaz gerçek değerinden daha düşük bedelle ihale edilmesi sonucunu doğurur.
Bu durumda mahkemece; yeniden bilirkişiden rapor alınarak şikayete konu taşınmaz üzerinde intifa hakkı bulunduğu hususunun göz önünde tutulması suretiyle kuru (çıplak) mülkiyet değerinin belirlenmesi, ardından haline münasip evin alınması gerekli bedelin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/4828, K. 2024/9837, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama