KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/5817 E., 2024/8651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Şikayetçinin icra mahkemesine yapmış olduğu başvuruda; sair fesih iddialarının yanı sıra, ihalesi yapılan taşınmazda lehine aile konutu şerhi olduğunu, bilgisi dışında taşınmaza haciz konulduğunu ve satıldığını ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece istemin reddine ve şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedildiği, kararın şikayetçi tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nın 127. maddesinde, taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, ihalesi yapılan 2682 ada 54 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında şikayetçi ... lehine 8.08.2019 tarihinde aile konutu şerhi olduğu, 25.01.2024 tarihinde satış kararı alınarak 8.03.2024 tarihli ihalede taşınmazın üçüncü kişiye satıldığı anlaşılmıştır.
İİK'nın 127. maddesi gereğince satış ilanının bir örneğinin taşınmazda lehine aile konutu şerhi bulunan ilgiliye tebliğ edilmesi zorunlu olduğu halde, şikayetçiye satış ilanı tebliğ edilmemiş olup, bu durum başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, istemin reddi; Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusun esastan reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/5817, K. 2024/8651, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama