KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/5925 E., 2024/7271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda beraatine dair Ankara 8. İcra Ceza Mahkemesinin 08/12/2022 tarihli ve 2022/250 esas, 2022/292 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ve aynı suçtan sanığın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 344. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 9. İcra Ceza Mahkemesinin 01/03/2023 tarihli ve 2023/8 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 05/06/2024 gün ve 94660652-105-06-28795-2023-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/07/2024 gün ve KYB- 2024/65689 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/04/2005 tarihli ve 2005/17-7 esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması,
borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikâyet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerektiği,
Somut olayda, karar tarihi itibariyle her ne kadar borçlu sanık tarafından nafakanın kaldırılması talebiyle açılan davanın Ankara 14. Aile Mahkemesinin 07/04/2022 tarihli ve 2021/160 esas, 2022/250 sayılı kararı ile reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmakta ise de; anılan kararın istinaf incelemesinde olup, ceza yargılamasının sonucunu etkileyecek mahiyette bulunduğu cihetle, bekletici mesele yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/5925, K. 2024/7271, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama