KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/6034 E., 2025/622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İlamlı icra takibinde, borçlunun, takipte Usd cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı istenmesi gerekirken ilama aykırı olarak TL cinsinden ve fazla faiz istendiği iddiasına dayalı ilama aykırılık şikayeti ile icra emrinin ve takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, kararın şikayetçi borçlu tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
YHGK’nın 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E., 1997/776 K. sayılı kararında benimsendiği üzere, ilamlı takipte, ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür ve ilamın infaz edilecek kısmı yorum yolu ile genişletilemez ve değiştirilemez.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99 ve 6102 sayılı TTK'nun 711. maddesi uyarınca seçimlik hakkını, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullanması halinde, takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden, alacaklı, bu alacağa 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebilir.
Somut olayda, ilamlı icra takibine dayanak ilamın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 11.05.2022 tarih ve 2020/1675 Esas, 2022/647 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak esasa ilişkin yeniden hüküm kurulduğu ve işbu kararının onararak kesinleşmesi üzerine alacaklının Bölge Adliye Mahkemesi ilamına dayanılarak 21.02.2023 tarihinde ek takip talebinde bulunduğu, dayanak ilamda;
“yabancı para alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine” hükmedilmiş olup, burada uygulanması gereken USD cinsinden alacağa 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince mevduata USD cinsinden uygulanan en yüksek faiz oranın işletilmesidir.
Alacaklı tarafından 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca işlemiş faizin istenmesi ve takip tarihinden sonra da işleyecek faiz oranının bu doğrultuda istenmesi gerekirken yerel mahkemece, takibe dayanak Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2022 tarih ve 2022/10112 Esas 2022/17907 Karar sayılı kararında, "...Somut olayda; uyuşmazlık konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edilmiştir.
Bu durumda dava konusu alacaklara, 3095 sayılı Kanun'nun 4 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi isabetsiz ise de davalı tarafça bu hususun istinaf sebebi olarak ileri sürülmediği anlaşılmakla,
usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek bu husus bozma sebebi yapılmamıştır." şeklindeki ibareden yola çıkarak yukarıda bahsolunan YHGK ilamına aykırı şekilde dayanak ilamın yorum yoluyla değiştirilip genişletilmesi suretiyle mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının “TL” cinsinden uygulanması gerektiğinden bahisle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/6034, K. 2025/622, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama