KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/6090 E., 2024/8417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun, sair fesih iddiaları ile birlikte satışa esas alınan kıymet takdirinin, alacaklı tarafından değil, kendisi tarafından tehir-i icra kararı alabilmek için teminat olarak göstermek amaçlı yaptırıldığını, bu kıymet taktirinin satışa esas alınamayacağını ileri sürerek taşınmazlara ilişkin 20/07/2023 tarihli ihalelerin feshini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince istemin reddi ile birlikte borçlu aleyhine ihale bedelleri toplamının % 5'i oranında para cezasına hükmedildiği, borçlunun istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
İcra müdürlüğünce haczedilen taşınır ve taşınmaz malların satışına esas olmak üzere bir değer tespiti yapılır.
İİK’nın 128/2. maddesi gereğince, satışa hazırlık işlemleri sırasında icra dairesi taşınmazın kıymetini ehil bilirkişiler aracılığıyla tayin ve tespit ettirir, kıymet takdirine ilişkin rapor, borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak suretiyle tebliğ edilir.
İİK'nın 128/a maddesine göre, ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinin kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurarak düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilirler. Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemezler.
Somut olayda, ilâmlı icra tâkibinde borçlunun tehir-i icra kararı alabilmek için teminat olarak ihaleye konu taşınmazları da göstererek teminat yerine geçmek üzere icra müdürlüğünden taşınmazların kıymet takdirlerini talep ettiği, buna istinaden icra müdürlüğünce teminata yeterli olup olmadıklarının tespiti yönünden taşınmazların kıymet takdirinin yapıldığı, icra dosyasında alacaklı tarafından satış işlemlerine esas olmak üzere ayrıca bir kıymet takdiri talep edilmediği, satışa esas olmak üzere alınmış bir kıymet takdiri raporu bulunmadığı, ancak tehir-i icra kararının teminatı olmak üzere değerleme yapılan
kıymet takdiri raporu esas alınarak ihalelerin yapıldığı görülmektedir. Bu durumda, icra dosyasında satışa esas olmak üzere alınmış bir kıymet takdiri raporu bulunmadığı, ihalelerin satış prosedürüne, satış aşamalarına uygun bir şekilde yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, ihalelerin feshi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının ise bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/6090, K. 2024/8417, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama