KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/61 E., 2024/5173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Davacılar/borçlular
- ... mirasçıları: (..., ..., ..., ...) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma
..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .,.., ..., ... DAVALI/ALACAKLI : ...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibine karşı asıl ve birleşen davalarda borçluların takibin iptalini talep ettikleri, ilk derece mahkemesince, asıl ve birleşen davalarda davaların kısmen kabulü ile takibe konu 829.809,44 TL asıl alacak ve bu alacağa işlemiş faiz kalemi yönünden takibin iptaline karar verildiği, asıl ve birleşen davalarda borçlular ve alacaklı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince takip dayanağı ilamın istinaf aşamasında bozularak ortadan kalkması nedeniyle şikayetin konusuz kaldığı belirtilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davalarda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği anlaşılmıştır.
Her dava ve şikayet açıldığı tarihteki hukuki durum gözetilerek hükme bağlanır (28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı İ.B.K. ve HGK'nun 17.03.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı).
Somut olayda, takibe dayanak Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/379 E. 2020/373 K. sayılı ilamının tüm taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 02.03.2022 tarihli 2021/1410 E. 2022/1128 K. sayılı kararı ile bozulduğu görülmekte ise de, şikayet tarihi olan 13.01.2021’de henüz takibe dayanak Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ilamı hakkında verilmiş bir bozma kararı bulunmadığı, bu suretle ilamın ayakta olduğu anlaşılmakla borçlunun şikayette hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
O halde, Bölge Adliye mahkemesince tarafların ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının esası incelenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/61, K. 2024/5173, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama