KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/6290 E., 2025/258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.141 kelime·6 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde icra müdürlüğünce 09.02.2023 tarihinde verilen kararla; alacaklının takibin kesinleştirilmesine dair talebinin, icra dairesine sunulan bir itiraz dilekçesi bulunduğundan bahisle reddedilmesi üzerine alacaklı tarafından icra mahkemesine yapılan başvuru ile; takip borçlusu ile icra müdürlüğüne itiraz dilekçesi veren şirketlerin farklı tüzel kişilikler olduğu,
bu nedenle de borçlu tarafından yapılan bir itiraz bulunmadığından takibin kesinleştirilmesi gerekmesine karşın icra müdürlüğünce talebin reddinin hatalı olduğu ileri sürülerek müdürlüğün 09.02.2023 tarihli kararının iptalinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, karara karşı alacaklının istinaf yoluna başvurması sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüyle mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine hükmedildiği ve kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İİK'nın ödeme emrine itiraz hakkında uygulanması gereken 62. maddesinde; "itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak İcra Dairesine bildirmeye mecburdur." hükmüne yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; alacaklı Ak ... A.Ş. tarafından borçlu ... ... Ltd.Şti. aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, adı geçen borçlu şirketin adresine tebliğe çıkarılan ödeme emrinin 03.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, yasal itiraz süresi içerisinde 08.10.2022 tarihinde icra müdürlüğüne itiraz dilekçesi gönderen şirketin ise ... Lojistik ... olduğu, söz konusu itiraz dilekçesinde vekilin, ödeme emrini kendilerinin tebliğ aldığını, ancak takip borçlusu olan şirket ile bir vekalet ilişkilerinin bulunmadığını, her iki şirketin kuruluş tarihleri ile yetkililerinin farklı olduğunu ve bu suretle alacaklıya borçları bulunmadığını ileri sürerek borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Dosyada mübrez Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 09.10.2012 tarihli suretinin incelenmesinde; ... Lojistik ... isimli şirketin, İstanbul’da şube açmasının kararlaştırıldığı ve şubenin adının ... Lojistik Limited Şirketi olduğu, icra müdürlüğüne itirazda bulunan şirketin, takip borçlusu olan ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ... Lojistik Dış Ticaret Limited Şirketi olmadığı anlaşıldığından, üçüncü kişi sıfatındaki ... Lojistik ...’nin yaptığı itirazın geçersiz olduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece, alacaklı tarafından yapılan takibin kesinleştirilmesi talebinin reddine ilişkin müdürlük kararı yerinde olmadığından şikayetin kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi ve Bölge Adliye Mahkemesince de alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/6290, K. 2025/258, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama