KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/6671 E., 2024/9032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan takip dosyasında 19.09.2023 tarihinde yapılan ihalenin feshinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince davacının İstanbul ili Çekmeköy ilçesi ... Mahallesi 432 ada 2 parsel zemin kat A Giriş 1 nolu bağımsız bölüm için açtığı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının İstanbul ili Çekmeköy ilçesi ...
Mahallesi 432 ada 2 parsel zemin kat A Giriş 2 nolu bağımsız bölüme ilişkin ihalenin feshi davasının reddine karar verildiği, davacı borçlunun kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ile İhalenin feshi şikayetinin reddine, ihale bedeli olan 1.860.100,00 TL'nin %5'i oranında (93.005,00-TL) para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkeme kararlarında hükmün nasıl oluşturulacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde detaylıca açıklanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesine göre “ hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.”
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
6100 sayılı Yasa ile hukukumuza giren “ istinaf kanun yolu “ 6100 sayılı Yasa’nın 341 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
İstinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi kararın neleri içereceği ve hükmün nasıl oluşturulacağı (HMK'nın 297. maddesine koşut şekilde) Yasa’nın 359. maddesinde düzenlenmiş ve özellikle 2. fıkrada;
“Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra
numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir.
HMK'nın 359/2. maddesinde amaçlanan, özellikle infaza esas alınacak hüküm sonucunun şüphe ve tereddüd uyandırmayacak şekilde oluşturulmasıdır.
Ayrıca, genel düzenleme olan, HMK'nın 298/2. maddesi uyarınca “ gerekçe/hüküm çelişkisi “ yaratılmamalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı borçlu tarafından iki ayrı bağımsız bölüme ilişkin yapılan ihalenin feshi talep edilmiş olup İstanbul ili Çekmeköy ilçesi ... Mahallesi 432 ada 2 parsel zemin kat A Giriş 1 nolu bağımsız bölüm için karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş, İstanbul ili Çekmeköy ilçesi ...
Mahallesi 432 ada 2 parsel zemin kat A Giriş 2 nolu bağımsız bölüme ilişkin ihalenin feshi davası hakkında ise davanın reddine karar verilmiş olmakla, davacı borçlunun kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ile İhalenin feshi şikayetinin reddine, ihale bedeli olan 1.860.100,00 TL'nin %5'i oranında (93.005,00-TL) para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına şeklinde hüküm kurulmuş ise de, hangi bağımsız bölüm için fesih talebinin reddine karar verildiği açıklanmamış,
İlk Derece Mahkemesinin karar verilmesine yer olmadığına dair karar verdiği bağımsız bölüm bakımından hüküm eksik bırakılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırılması sonrasında davacının taleplerinin hepsini karşılayacak şekilde hüküm kurulması olmalı, dava dilekçesindeki talepleri hiçbir şüphe ve tereddüde yol açmayacak şekilde hüküm altına almaktır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/6671, K. 2024/9032, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama