KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/7070 E., 2025/877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.169 kelime·6 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İlamlı takipte, borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunarak Belediye Kanunu'nun 15/son maddesi uyarınca haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son (haciz tarihi itibariyle yürürlükte olan) maddesinde; "Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan mallar ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez." düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir.
Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir.
Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir. İİK’nın 106 ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığı belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak icra müdürlüğünce haciz kararının verilme tarihi esas alınmalıdır.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz üzerine 03.04.2023, 03.08.2022 tarihlerinde haciz konulduğu, haciz tarihi itibariyle İİK'nın 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, şikayet tarihi olan 02.08.2023 tarihi itibari ile haciz ayakta ve geçerli ise de; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi 05.09.2024 itibari ile alacaklının, bir yıllık sürede dava konusu taşınmaza ilişkin satış talep etmediği görülmekle yargılama esnasında düşmüştür.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince haciz düşmekle konusu kalmayan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şikayetin yapıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken şikayetin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/7070, K. 2025/877, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama