İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 12. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/7276 K.2025/727

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor…

Esas2024/7276Karar2025/727Tarih5 Şubat 2025Okuma7 dk · 1.396 kelime

KÜNYE

12. Hukuk Dairesi 2024/7276 E., 2025/727 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Şubat 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.396 kelime·7 dk okuma

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 05.02.2025 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy Yazısı:

İİK’nın 170/a-2. maddesinde icra mahkemesinin şikayet ve itiraz dolayısı ile kendisine intikal eden işlerde takip dayanağı kambiyo senedin bu vasfı taşımadığı veya alacaklının kambiyo hukuk mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını kendiliğinden dikkate alarak takibi iptal edebileceği düzenlenmiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda borçlunun borçlanma iradesi olmaksızın başka amaçlarla attığı imza kullanılarak elde edilen belgenin senet haline dönüştürüldüğü, bu hali ile takibe konu bononun kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediği anlaşıldığı takdirde takibe konu senedin zorunlu olan bu unsurdan yoksun olması nedeniyle bono niteliğinde sayılamayacağından bu husus icra mahkemesince kendiliğinden dikkate alınarak İİK’nın 170a/2. maddesi uyarınca takibin iptal edilmesi gerekir.

TTK’nın 659. maddesinin birinci bendinde yazılı senedin geçersizliğine ilişkin def’iler mutlak def’i niteliğinde olup, herkese karşı ileri sürülebilir.

İİK’nın 170. maddesi imzaya itirazı İİK’nın 169/a maddesi borca itirazı düzenlenmiş olup, imzaya itiraz dışındaki itirazların borca itiraz sayıldığından borca itirazın İİK’nın 169/a-1. fıkrasında yazılı belgedeki ispatlanması gerektiği, bu konuda alınacak bilirkişi raporunun dar yetkili icra mahkemesinde dikkate alınamayacağı ileri sürülebilir. Ancak borçlunun senedin geçersizliğine ilişkin bu itirazının belge ile ispatı mümkün değildir.

Bu konuda açılan menfi tespit davasında sahtelik incelemesinin HMK 211. maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi sureti ile yapılacağını, bilirkişi rapor sonucuna göre karar verileceği öngörülmektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu öncesinde 1086 sayılı HUMK'nın 317. maddesinde dava açılmış ve o davada sahteliği iddia edilen senet hakkında inkar edilen imzanın borçluya ait olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yapılmasına ve senedin yazıldığını görenlerin tanık olarak dinlenmelerine karar verilmiş ise senedin dava sonuçlanıncaya kadar hiçbir işleme dayanak yapılamayacağı düzenlenmiştir.

HUMK’nın 308, 309 ve 316. maddelerinde yer alan sahtelik incelemesi HMK 211. madde de düzenlenmiş olup HUMK 1086 sayılı Kanunda yer alan tanık dinlenmesi yeni düzenlemede kabul edilmemiştir. İİK’nın 170/3. fıkrasının göndermesi ile İİK’nın 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre icra mahkemesince bilirkişi incelenmesinin yaptırılacağı düzenlenmiş olup İİK’nın 68/a-h fıkrasının göndermesine yaptığı HMK’nın 211. maddesi imza incelenmesinde de uygulama alanı bulmaktadır.

İcra mahkemesi veya genel mahkemenin yaptıracağı bilirkişi incelemesi HMK’nın 211. maddesi çerçevesinde yapılacağı için alınacak raporlarda inceleme yöntemi olarak bir fark bulunmadığı gibi icra mahkemesi veya genel mahkemenin bilirkişi raporunda farklı anlam ve sonuçları çıkarması da mümkün değildir. Çünkü senedin yazıldığını görenlerin tanık olarak dinlenmesi HMK 211. maddede yasaklanmıştır.

Bu durumda icra mahkemesinin dar yetkili olup inceleme yetkisinin kısıtlı olduğundan genel mahkemelerin daha geniş yetki ile sahtecilik iddialarını incelediğinden söz edilemez. Senette imza dışında yazıda sahtelik yapılıp yapılmadığının tespiti sadece bilirkişi incelemesi ile mümkün olmaktadır.

Bilirkişi yaptığı inceleme sonucunda imzanın borçluya ait olduğunu, ancak bu imzanın senet ile borç altına girme iradesi olmaksızın başka amaçlarla atıldığını tespit eder ise genel mahkemeler tarafından borçlunun bu senetten dolayı borcunun olmadığının tespitine karar verilmektedir.

İcra mahkemesinin dar yetkili olması, İcra İflas Kanununda yazılı hallerde belli bazı kuvvetli belgeler ile alacak veya borçlunun iddiasının ispat edebileceği ve icra mahkemesinin bu belgeler dışında inceleme faaliyeti yapamayacağı anlamına gelir. Senedi tanzim eden kişinin tanzim tarihinde ehliyetsiz olduğu bilirkişi raporu ile ispatlanır ise icra mahkemesi bu rapora dayanak senedin geçersizliğine karar verebilmektedir.

İİK’nın 170/a maddesi uyarınca icra mahkemesi süresi içindeki şikayet ve itiraz dolayısı ile kendisine intikal edecek işlerde takibe dayanak kambiyo senedinin bu niteliği haiz olmadığını veya alacaklının kambiyo senedi mucibince takip hakkına sahip bulunmadığını re’sen inceleyerek takibi iptal edebilir.

İmza incelemesi sırasında alınan raporda senedin borçlanma iradesi olmaksızın başka amaçlarla atılan imza kullanılarak elde edilen belgenin bono haline dönüştürüldüğü sonucuna varır ise icra mahkemesinin bu raporu “dar yetkiliyim” diyerek göz ardı etmesi mümkün değildir. Alacaklı kambiyo senedine dayanak takip talebinde bulunduğunda, bu senedin kambiyo senedi olduğunu ve geçerli olduğunu iddia ediyor demektir. Genel kural herkes iddiasını ispat zorundadır.

Takibe dayanak bononun sahtelikle oluşturulduğu rapor ile tespit edildiğinde, senedin kayıtsız şartsız borç ikrarı olma özelliği ortadan kalkacağından, ispat yükü kendisinde olan alacaklı alacağın varlığı ve miktarını genel mahkemelerde açacağı alacak davası ile ispatlayabilir.

Nitekim HGK’nın 02.05.2007 tarih, 2007/12-234 E.-2007/232 K. sayılı kararında; bononun ön yüzünün ve arka yüzünün ve imzalarının elektronik tarayıcılarla taranmak suretiyle oluşturulduğu dosyadaki raporlardan anlaşılmaktadır. Ortada üzerinde imza incelemesi yapılacak bir bono bulunmadığından borçlunun imzaya itirazının haklı olup olmadığının saptanmasına olanak yoktur. Dolayısı ile alacağın tahsili yargılamaya muhtaç hale gelmiştir.

Burada genel hükümlere göre dava açmak ve alacağın varlığı ile miktarını kanıtlayıp hüküm altına aldırmak yükümlülüğü alacaklıya aittir. Nitekim Yargıtay HGK’nın 27.06.2001 gün ve 2001/12-545-548 sayılı kararları da aynı yöndedir şeklindeki açıklamalar yapıldıktan sonra icra mahkemesince İİK’nın 169/a ve 170/a maddesi gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği vurgulanarak mahkeme kararı bozulmuştur.

Bilirkişi raporuna rağmen borçlunun borca ve imzaya itirazının reddedilmesi ve menfi tespit davası açmaya zorlanması İcra ve İflas Kanunun hükümleri, hukukun genel ilkeleri ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri ile bağdaşmamaktadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi yerleşik içtihatlarında bono metninde yazı veya rakamla bilirkişi raporunu dikkate alarak takibin kısmen veya tamamen durdurulması veya takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Örneğin bono gerçekte 10.000 TL iken ‘000’ eklenerek 10.000.000 TL haline getirildiği bilirkişi raporu ile tespit edildiği halde takibin 10.000 TL üzerindeki kısmının durdurulmasına karar verilmektedir.

Borçlunun bu bonoda tahrifat nedeniyle borca kısmi itirazı İİK’nın 169/a-6 yazılı belgelerle değil, bilirkişi raporu ile ispatlanmakta, yerleşik Daire kararlarında bilirkişi raporu ile tahrifat sabit olduğu takdirde bu husus borca itiraz olarak değerlendirilerek takibin kısmen veya tamamen durdurulmasına karar verilmektedir.

Aynı şekilde uygulamada “taşıma imza” olarak adlandırılan başka amaçlarla atılan imzadan faydalanılarak bu imzanın üstünün doldurulup borç haline getirildiğini tespit eden bilirkişi raporuna dayalı olarak İİK’nın 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmelidir. Bu halde borçlunun menfi tespit davası açmaya zorlanması ve yüksek miktarları bulan dava harcı ödemesi söz konusu olmadan takibi durdurma imkanına kavuşacaktır.

Kaldı ki borçlu menfi tespit davası açsa bile bu sahteliğin farkına hakkında icra takibi yapılmasından sonra vardığından takipten sonra açılan menfi tespit davası ile icra takibinin durdurulmasına karar da verilemez. HMK’nın 209/1. madde hükmünün icra takiplerinde uygulama alanı olmadığı konusunda yerleşik Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin kararları olup, menfi tespit davasının açılması ile birlikte icra takibi durdurulamaz.

Takibe konu bonolarda yazı ve imzada sahtelik iddiaları üzerine icra mahkemesince yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre icra takibinin durdurulmasına veya iptaline karar verilmesi zorunludur.

Somut olayda şikayetçi borçlu icra mahkemesine verdiği dilekçede kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte alacaklı ile arasında takibe konu senedin verilmesini gerektiren bir borç ilişkisinin bulunmadığını, başka amaçlarla borçlanma iradesi olmaksızın boş kağıda atılan imzanın bono haline getirildiğini ileri sürerek borca itiraz etmiştir.

İcra mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu verilen 15.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda bono altında keşideciye atfen atılı bulunan imzanın şikayetçi borçluya ait olduğu sonucuna varılmıştır. 31.01.2023 tarihli duruşmada borçlu vekili senedin kambiyo vasfında olmadığına yönelik itirazlarla ilgili bir inceleme yapılmadığından yeniden rapor alınmasını talep etmiş ise de bu talebinin mahkemece reddine karar verildikten sonra davanın (şikayetin) reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

İcra mahkemesi red kararının gerekçesinde senedin borçlanma iradesi olmaksızın atılan imzalardan faydalanılarak sahte olarak oluşturulduğuna ilişkin sahtelik iddiasının yargılamayı gerektirdiğini, dar yetkili icra mahkemesinde bu hususun incelenmesinin mümkün olmadığını, senet altındaki imzanın borçluya ait olduğunun bilirkişi raporu ile anlaşıldığını belirtmiştir

Şikayetçi borçlu aynı takiple ilgili olarak senet altındaki imzaya itiraz ettiği, bu itirazın görüldüğü İstanbul Anadolu 13 İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/614 Esas nolu bu dosya üzerinden icra mahkemesince aldırılan 15.02.2023 tarihli ek raporda, takibe konu 600.000 USD meblağlı senedin borçlunun el yazısı ve imzasından faydalanılmak suretiyle bilgisayar ortamında yazıcı marifeti ile sonradan oluşturulduğu kanaatine varıldığı, borçlu tarafından 20.02.2023 tarihli uzman görüşünde de başka bir amaçla atılan imza üzerinin doldurularak senet haline dönüştürüldüğü görüş ve kanaatine varıldığı görülmektedir.

Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/614 Esas nolu dosyası üzerinden şikayet konusu senet ile ilgili olarak aldırılan 15.02.2023 tarihli ek rapora göre takibe konu bononun kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediği ve bono niteliğinde sayılamayacağı için alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirir. Alacaklı genel mahkemelerde alacak davası açmakta serbest olup takibin İİK’nın 170/a maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi ve bu nedenlerle kararın bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluğun kararın onanması yönündeki görüşüne katılamıyorum. 05.02.2025

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/7276, K. 2025/727, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7276
Karar No
2025/727
Tarih
5 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7276 K.2025/2050
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7277 K.2025/1039
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/7277 K.2025/1241
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/7278 K.2025/806
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/7279 K.2025/3118
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/7279 K.2025/688

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.