KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/8084 E., 2025/711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikâyetçi/3. kişi tarafından ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, İlk Derece Mahkemesince; şikâyetin nispi harç için verilen kesin süre içinde tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, şikâyetçi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; harcın, yargılama aşamasında ödenmesi için herhangi bir şekilde süre vermeye gerek olmadığı, aynı şekilde teminat yatırma yükümlülüğünün de HMK’da düzenlenen teminat gibi sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddi ile aleyhe %5 para cezasına hükmedildiği, anılan karara karşı şikayetçi tarafından temyiz yoluna başvurulduğu görülmektedir.
Dosyada öncelikli sorun "İİK'nun 7343 sayılı Kanun ile değişik 134. maddesindeki istisna taraflar dışında yatırılması gereken nispi harç HMK'nın 114. maddesinde belirtilen dava şartı olup, olmadığı ve nispi harç ile teminatın tamamlatılma usulüdür."
İcra takibi sırasında, 2004 sayılı İİK'ya göre yapılan ihalenin feshine ilişkin hususlar Kanunun 134 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
İhalenin feshi davaları daha önce başvuranın kim olduğuna bakılmaksızın maktu harca tabi iken 2004 sayılı İİK'nun 134. maddesinde değişiklik yapan ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7343 sayılı kanunun 27/4. maddesi ile ihalenin feshi davasını “Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerin" açması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi kılınmıştır.
Ayrıca ihalenin feshi talebinde 7343 sayılı kanunun 27/5. maddesi ile davayı “Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler" teminat yatırmakla yükümlü kılınmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden şikâyetçinin tapuda ilgili olmayıp, İİK'nun değişik 134. maddesindeki satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerden olduğu ve davanın nispi harca ve teminata tabi bulunduğu anlaşılmıştır.
Yargı harçları, 492 sayılı Harçlar Kanunda düzenlenmiş olup, dava açarken harçtan muaf olanlar dışındaki davacının harç yatırması zorunluluğu, HMK'nın 114. maddesinde belirtilen dava şartlarından değildir.
Dava harçları özel kanun ile düzenlenmiştir.
492 sayılı Kanunun "Noksan tespit edilen değer üzerinden harcın ödenmesi" başlıklı 30. maddesi "Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu (HMK md. 150 ) maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır." hükmünü içermektedir.
HMK'ya göre bir şartın tamamlatılması, mahkeme tarafından ilgilisine usulüne uygun şekilde süre verilmesi halinde mümkündür.
Verilecek süre yasal düzenlemeye uygun değil ise hukuki sonuç doğurmaz.
İİK'nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik 134. maddesi bu yasal düzenlemelere göre değerlendirildiğinde;
İhalenin feshi talebinin 30.11.2021 tarihinden sonra, kanunda belirtilen istisnai taraflar dışında kalan gerçek ya da tüzel kişiler tarafından yapılması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olduğu ve nispi harcın yarısının peşin yatırılacağı tartışmasızdır.
Aynı şekilde ihale bedelinin %5'i oranında teminat yatırılması da şarttır.
Yukarıda da açıklandığı üzere dava açılırken alınması gereken harç, dava harcı olup, Harçlar Kanuna göre dava açılırken alınır.
Noksan yatırılmış ise Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinde belirtilen usul ile tamamlatılır. Harç tamamlanmaz ise yaptırımı da yine aynı maddede düzenlenmiştir.
%5 teminat ise yine harç gibi dava açılırken yatırılmalıdır.
Teminat, HMK'nın 114/2. maddesi kapsamında dava şartıdır. Dava açılırken yatırılmayan teminatın tamamlanması için (harcı tamamlanmayan davaya devam edilemeyeceğinden) öncelikle harç tamamlatılmalı, sonra teminatın yatırılması için davacıya HMK'nın 115. maddesinde belirtilen dava şartlarının tamamlatılmasına ilişkin usule göre süre verilmelidir.
Harcın yatırılmamasının yaptırımı, "...davanın açılmamış sayılması," harç yatırılmakla birlikte teminatın yatırılmamasının yaptırımı ise "...davanın dava şartı noksanlığından usulden reddidir."
Açılmamış sayılma ve usulden ret kararlarının hukuki sonuçlarının farklı olduğu izahtan varestedir.
Mahkemenin ve Bölge Adliye Mahkemesinin şikâyetçinin İİK'nun 134. maddesinde belirtilen ilgililerden olmayıp, ihalenin feshi davasının görülebilmesi açısından nispi harç ve teminat yatırmak zorunda olan, başka bir deyişle kanunda belirtilen istisnai kişiler dışında kaldığına ilişkin tespit ve gerekçeleri yerindedir.
Somut olayda; mahkemece, 19.12.2023 tarihli celsede şikâyetçiye belirtilen teminatı ve harcı yatırması için 492 sayılı Harçlar Kanunun 30. maddesine uygun şekilde ara karar ile süre verildiği fakat verilen kesin sürede harç ve teminatın yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısı ile mahkemece, 492 sayılı Kanunun "Noksan tespit edilen değer üzerinden harcın ödenmesi" başlıklı 30. Maddesi gereği yaptırım uygulanacağı ve yasal sürede eksik harç tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği açıktır.
O halde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın gerek kanun hükümlerine gerekse Dairemiz içtihatlarına uygun olduğu görülmekle, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmetmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/8084, K. 2025/711, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama