KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/8127 E., 2025/357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.015 kelime·5 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında kira sözleşmesine dayalı olarak başlatılan adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibinde borçlunun itirazı üzerine alacaklının icra mahkemesine başvurusunda; itirazın kaldırılması ile temerrüt nedeniyle kiralanan taşınmazın tahliyesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile itirazın kaldırılması ile taşınmazın tahliyesine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalının iddialarının dar yetkili icra mahkemesinde değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verildiği, kararın alacaklılar tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu' nun 269/2. maddesi hükmü gereğince ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini aynı yasanın 62. maddesi hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmez ise akdi kabul etmiş sayılır.
İcra ve İflas Kanunu' nun 269/c maddesine göre borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmeye mecburdur.
Somut uyuşmazlıkta, alacaklı tarafından temerrüt ihtarına dayalı olarak adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibi başlatılmış olup takip dayanağı olarak 01.10.2021 tarihli kira sözleşmesi ibraz edilerek 2022 nisan ayı kirası talep edilmiştir. Borçlunun takibe itirazında, dayanak kira sözleşmesi altındaki imzasını açıkça inkar etmediği, aksine sözleşme altındaki imzanın borçlu tarafça kabul edildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nın 269/2. maddesi gereğince borçlu itirazında kira sözleşmesini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse kira sözleşmesi kabul edilmiş sayılır. Bu hükmün anlamı, takibe dayanak kira sözleşmesinin o takip yönünden varlığının ve geçerliliğinin tartışılmayacağıdır. Kira sözleşmesine itiraz etmeyen borçlu icra mahkemesinde kira sözleşmesini inkar edemez.
İnkar etse dahi Kanun'un bu emredici hükmü gereğince icra mahkemesi hakimi kira sözleşmesinin varlığı ve geçerliliği konusunda bir araştırma yapamaz. Çünkü Kanun kira sözleşmesini o takip bakımından çekişmeli olmaktan çıkarmıştır. Maddi hukuk bakımından
kira borcu olmasa bile kira sözleşmesine itiraz edilmediği için takip talebinde yazılı miktar o takip dosyası için geçerli kabul edilir. Böylece kira borcunun varlığı Kanun'un hükmü uyarınca çekişmesiz hale geleceği için ayrıca ispatına gerek kalmaz. Borçlu İİK'nın 269/c maddesi çerçevesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini Kanun'da yazılı belgelerle ispat etmelidir.
Borçlunun icra mahkemesindeki beyanında, 12 madde halinde yazılan kira sözleşmesinin 2. sayfasının kendilerinde mevcut olan kira sözleşmesinde farklı olduğu, ilk kira ödemesinin 01.01.2022 tarihinden değil 01.09.2022 tarihinden itibaren başlayacağını ileri sürmüş olup bu beyanı kesinleşen kira sözleşmesi ve kira borcu karşısında icra mahkemesince incelenemez. Borçlu bu itirazlarını ancak genel mahkemelerde açılacak bir davada ileri sürebilir.
Borçlu, 30 günlük ödeme süresinde kira bedelini ödemediğinden temerrüt gerçekleşmiştir.
Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/8127, K. 2025/357, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama