KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/8247 E., 2025/1491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.417 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Şikayetçi üçüncü kişi ..., 15.11.2021 tarihinde 839 ada 15 parsel 17 nolu bağımsız bölüm ihalesinin feshini istemiş olup, feshini istediği ihalede pey süren konumundadır. İhaleye konu taşınmaz muhammen bedeli 600.000,00 TL olup, şikayetçi ...’da bu ihalede 623.000,00 TL pey sürdüğü, ihaleyi 651.100,00 TL pey süren ihale alıcısı ...'e ihale edildiği, ihaleye fesat karıştırıldığı iddiası ile ihalenin feshini istediği anlaşılmaktadır.
Şikayetçinin aynı gün aynı icra dosyasından 839 ada 15 parsel 13 nolu bağımsız bölüm ihalesinde de pey sürüp, 623.000,00 TL bedeli ile ihaleyi kazandığı da görülmektedir.
Şikayetçi, ihale alıcısının ihale sırasında kendisini tehdit etmesi nedeniyle ihaleden çekildiğini, ihaleye fesat karıştığını ileri sürmüş ise de, her iki ihalede de pey süren tanık ... beyanlarına göre, alıcı ...'ın şikayete konu taşınmaz ihalesinden önce 13 nolu parsel ihalesi sırasında “burası bizim, burayı biz alacağız şeklinde söylemlerde bulunduğu ancak bu konuşmaya rağmen 13 nolu parsele ilişkin ihaleyi, şikayetçi ...’ın kazandığını, ihale sonrası ...’ın ihaleyi satın alana karşı bu evi satın aldın ama bu dairede oturamayacaksın, neden burayı aldın, burayı teslim etmeyeceğim dediğini daha sonra ikinci ihaleye geçildiğini,
ihale sırasında ağladığını ve 17 Bağımsız bölüm ihalesini ...'ın kazandığını beyan etmiştir.
Görüldüğü üzere ihale alıcısının fesat iddiasına dayanak yapılan sözleri feshe konu taşınmaz ihalesine değil, şikayetçinin aynı gün bu ihaleden önce yapılan ve 13 nolu ihaleye ilişkindir. Bu sözlere rağmen şikayetçinin ihaleyi kazanması da, karşı tarafın ihaleye girmemesi yönünde sarfedilen sözlerin ihaleye katılmayı önleyici nitelikte bulunmadığını göstermekte olup ihaleye fesat karıştırma olarak nitelendirilemez.
İİK 134/8 fıkrası hükmüne göre şikayetçi "vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur". Şikayetçi, feshini istediği taşınmaz ihalesinde pey süren konumunda olup ihalenin ...'de kalması nedeniyle ne surette zarara uğradığını ispat edememiştir.
İhaleye ilişkin usulsüz bir işlem olsa idi tarafınca tutanak tutulacağını ifade ettiğini, bilirkişi tarafından incelenen kamera kayıtlarında da ihale alıcısı ile şikayetçi aralarında konuştukları ancak ne konuştuklarının anlaşılamadığı tehdit içeren bir beyanın tespit edilmediği görülmektedir. Öte yandan ihale sırasında kavga veya kargaşa çıktığına dair zabıtaya yapılmış bir başvuru ya da intikal etmiş bir olay olmayıp şikayetçi de böyle bir başvuru olduğunu iddia etmemiştir.
İlk ihaleyi kazanan şikayetçinin ikinci ihaleyi kazanamaması üzerine bu davayı açtığı, ihale alıcısının fesat iddiaları soyut nitelikte olup, taşınmaz ihalesine birden fazla kişinin katıldığı, taşınmazın muhammen bedel üzerinden ihale edildiği de göz önünde bulundurulduğunda fesat iddiasının inandırıcı olmadığının ve fesat iddiasının ispatlanamadığının kabulü gerekir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle şikayetin reddi yerine ihalenin feshi kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, Bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/8247, K. 2025/1491, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama