KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/104 E., 2025/1691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.570 kelime·8 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi 3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından dava dışı borçlu ...
Gayrimenkul Yatırım İşletme Anonim Şirketi aleyhine başlatılan adi kira ve hasılat kiralarına özgü 13 örnek nolu ilamsız icra takibinde, şikayetçi 3. kişinin icra mahkemesine başvurusunda, tahliye kararının infazına ilişkin 18.09.2023 tarihli müdürlük kararının iptalini istediği, İlk Derece Mahkemesince; tahliyenin infazı aşamasında icra müdürlüğünce İİK'nın 276. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiğinden 18.09.2023 tarihli müdürlük kararının icra dosyasının bulunduğu aşama itibariyle usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;
alacaklının istinaf isteminin vekalet ücretine ilişkin olması nedeniyle istinaf başvuru dilekçesinin İİK'nın 365/3. maddesi gereğince reddine; şikayetçi 3. kişinin istinaf başvurusunun ise, hükmün gerekçesi yönünden kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, tahliyenin infazına ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığından talebin kabulüne dair karara karşı takip dosyasının tarafı olmayan şikayetçi 3. kişinin şikayetinde hukuki menfaatinin bulunmadığı gerekçesi ile hukuki yarar yokluğundan şikayetin reddine karar verildiği, kararın şikayetçi 3. kişi tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Taşınmazların ilamsız icra yolu ile tahliyesinde, tahliyesi istenen yerde, kiracıdan başka kişi ile karşılaşılması halinde, uyulması gereken usul, İİK'nın 276. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, tahliyenin infazı sırasında, mecurda kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna dair resmi bir vesika gösteremezse derhal tahliye olunur.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında da; üçüncü kişi resmi bir vesika gösterememekle beraber, icra müdürlüğüne ibraz olunan mukavele tarihinden önceki bir zamandan beri orayı işgal etmekte olduğunu beyan eder ve bu beyan icra müdürü tarafından mahallinde yapılacak tahkikatla teeyyüt ederse, icra müdürünün tahliyeyi tehir ile üç gün içinde keyfiyeti icra mahkemesine bildireceği öngörülmektedir.
Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; "Merci, tarafları dinleyerek icabına göre tahliyeyi emreder veya taraflardan birinin yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumuna karar verir. Bu müddet içinde mahkemeye müracaat edilirse, davanın neticesine göre hareket olunur.
36. madde hükümleri burada da uygulanır. Dava etmeyen taraf iddiasından vazgeçmiş sayılır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; alacaklı tarafından dava dışı borçlu ...
Gayrimenkul Yatırım İşletme Anonim Şirketi aleyhine başlatılan adi kira ve hasılat kiralarına özgü 13 örnek nolu ilamsız icra takibinde, takibe vaki itirazın kaldırılmasına ve taşınmazın tahliyesine karar verilmesi üzerine, alacaklının tahliye isteminin icra müdürlüğünün 18.09.2023 tarihli kararı ile kabulüne karar verildiği, aynı tarihte tahliye için taşınmaza gidildiğinde, şikayetçi 3. kişinin çalışanının hazır bulunduğu, 3. kişiye taşınmazı tahliye etmesi için 02.10.2023 tarihine kadar süre verildiği, şikayetçi 3. kişinin 26.09.2023 tarihinde icra mahkemesine başvurusunda;
tahliyesi istenen taşınmazda dava dışı borçlunun kiracısı olarak bulunduğunu, sözleşmesinin feshi yönünde bir karar bulunmadığını ileri sürerek icra müdürlüğünün tahliye isteminin kabulüne dair 18.09.2023 tarihli kararının iptalini istediği görülmektedir.
Bu durumda, tahliye isteminin kabulüne ilişkin 18.09.2023 tarihli müdürlük kararı doğrultusunda aynı tarihte şikayetçi 3. kişinin bulunduğu taşınmaza tahliye için gidildiği ve taşınmazı tahliye etmesi için süre verildiğine göre icra müdürlüğünce tahliyenin infazına ilişkin bir işlem yapılmadığından söz edilemez.
İcra müdürü bu kararla İİK'nın 276/1. fıkrasına göre taşınmazın tahliyesine, ancak üçüncü kişinin taşınmazın tahliye işlemlerini yapabilmesi için 02.10.2023 tarihine kadar tahliyenin infazının ertelenmesine karar vermiştir. İİK'nın 276/2. maddesine göre tahliyeyi tehirle 3 gün içince icra mahkemesine bir karar vermesi için keyfiyeti icra mahkemesine bildirilmesine karar vermediği açıkça anlaşılmaktadır.
Bu nedenle üçüncü kişinin taşınmazın işgalde haklı bulunduğuna ilişkin iddia ve delillerini icra mahkemesinde ileri sürerek İİK'nın 276/3. maddesine göre bir karar verilmesi için şikayette bulunmakta hukuki yararı olduğunun kabulü gerekir. İcra müdürlüğünce 18.09.2023 tarihli tahliye işlemi sırasında İİK'nın 276/2. maddesindeki prosedürün işletilmemiş olması, şikayetçi 3. kişinin icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurmasına engel değildir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, İİK'nın 276. maddesi kapsamında gerekli inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/104, K. 2025/1691, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama