KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/1062 E., 2025/2608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlular aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus takipte borçlunun yasal süresinde icra mahkemesine müracaatla imzaya ve borca itiraz ettiği, icra mahkemesince imzaya itirazın kabulü ile borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına karar verildiği, kararın taraflarca istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine, imzaya itirazın kabulü ile borçlu yönünden takibin durdurulmasına, yasal şartları oluşmadığından davacının tazminat ve para cezasına yönelik taleplerinin reddine karar verildiği, iş bu kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda borçlu ... vekilinin itiraz dilekçesinde; takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, imzanın diğer borçlu ... tarafından vekaleten atıldığını ancak imza atanın davacı adına senet imzalama yetkisinin olmadığını beyanla takibin tüm asli ve fer'i talepler yönünden iptali ile tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep ettiği, alacaklı vekilinin de 09/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde borçlunun diğer borçluya, adına senet tanzim ve imza yetkisi verdiği vekaletnamesi olduğunu beyan ettiği,
bu durumda itiraz edilen imzanın davacı borçluya ait olmadığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı ve uyuşmazlığın itirazın niteliği itibarıyla borca itiraz olarak nitelendirilmesinin gerektiği, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince itiraz imzaya itiraz olarak değerlendirilmiş olup bu değerlendirmenin yerinde olmadığı, netice olarak imza incelemesine gerek olmaksızın vekaletname incelenmek suretiyle sonuca gidebileceği görülmektedir.
Nitekim Bölge Adliye Mahkemesinin de bu husus kabulündedir.
Diğer yandan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte borca itiraz İİK'nun 169 ve devamı maddelerine göre yapılıp incelenir. Buna göre İİK'nın 169/a-6.bendinde "Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi hâlinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. ..." şeklinde düzenleme bulunmakta olup haksız çıkan taraf hakkında tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince davanın borca itiraz olarak nitelendirilerek sonuca gidilmesi ve tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1062, K. 2025/2608, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama