KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/1653 E., 2025/4609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikâyetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, ipotekli taşınmazı takipten önce devreden, eski malik şirketin borca ve faize itirazları ile icra emrinin ve takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; şikâyetin reddine karar verildiği, şikâyetçinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, anılan kararın şikâyetçi tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İİK'nın 149. maddesinde; "İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir" düzenlemesi mevcut olup, madde içeriğinden, borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunması nedeniyle haklarında birlikte takip yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesi gereğince; ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise de, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.
Görüleceği üzere, bahse konu takipte, şikâyet ve itirazda bulunma hakkı borçlu ve ipotekli taşınmaz malikine aittir.
Somut olayda, şikâyetçi şirketin, ipoteğe konu ‘Hatay ili Ezin İlçesi ... Mahallesi 9902 Parsel’de kayıtlı taşınmazı 30.04.2021 tarihinde ... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri A.Ş.’ne devrettiği, takip tarihinin 16.12.2021, şikâyet tarihinin ise 04.01.2022 olduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, şikâyetçi şirketin, şikâyet tarihinden önce ipotekli taşınmazı devrettiği, takipte taraf sıfatı kalmadığı ve bu durumda söz konusu şikâyette aktif husumet ehliyetinin (şikâyet hakkının) bulunmadığı açıktır.
O halde, mahkeme tarafından, şikâyet hakkı (aktif husumet) yokluğundan istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirse de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru kararın onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1653, K. 2025/4609, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama