İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 12. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/2867 K.2025/4409

Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor…

Esas2025/2867Karar2025/4409Tarih28 Mayıs 2025Okuma6 dk · 1.153 kelime

KÜNYE

12. Hukuk Dairesi 2025/2867 E., 2025/4409 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2025
Mahkemesi
İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.153 kelime·6 dk okuma

Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, şikayetçinin icra mahkemesine başvurusunda, takibin dayanağı olan bonoda borçlu olmadığı gibi takipte de borçlu olarak gösterilmediğini, bu sebeple taşınmazlarına haciz konulmasının da mümkün olmadığını ileri sürerek haciz ve satış işlemlerinin iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince; takibin dayanağı olan bononun borçlusu olan ... ... ticari işletmesi ile şikayetçi ...

Ticaret A.Ş.'nin birleşmesi sonucunda devralan şikayetçi şirketin mallarına haciz konulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, kararın şikayetçi şirket tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; "takip devam ederken borçlunun şahıs şirketinin ...

Ticaret A.Ş. ile 21.07.2017 tarihinde TTK'nın 134-158 maddeleri ve 193 sayılı Kanun 81 maddesi şartlarında tüm varlık, borç, hak ve yükümlülükleriyle ve tüzel kişiliği sona ermek suretiyle tasfiyesiz bütün halinde devir yolu ile birleşme kararı alındığı, birleşmenin 27.10.2017 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayımlandığı,

birleşme sözleşmesine dayanılarak kambiyo senedinde imzası olmayan ve takipte de taraf olmayan 3. kişinin kambiyo senedine özgü takipte borçlu olarak eklendiği görülmekte olup, birleşme ve birleşmenin taraflara getireceği hak ve yükümlülükler yargılama yolu ile belirlenmeden kambiyo takibinde borçlu olarak yer almayan birleşilen 3. kişiye dosya borcunu ödemesi için muhtıra gönderilmesi ve bu muhtıraya dayalı olarak yapılan haciz ve satış işlemlerinin hukuka aykırı olduğu görülmekle mahkemece şikayetin kabulü ile hacizlerin ve satış işlemlerinin iptaline karar verilmesi gerekirken..." gerekçesi ile bozulduğu,

Mahkemece bozmaya uyularak şikayetin kabulü ile şikayetçi aleyhine uygulanan hacizlerin kaldırılmasına, satış işlemlerinin iptaline karar verildiği görülmüştür.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır.

Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Hemen belirtelim ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesi'nce verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK).

Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.

Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır:

Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.

Benzer şekilde; uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir (HGK'nın 21.01.2004 gün, 2004/10-44 E.-19 K.).

Bu sayılanların dışında ayrıca; görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez(..., Hukuk Muhakemeleri Usulü-6. Baskı, cilt 5, 2001).

Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527; 31.05.2006 gün ve 2006/10-307-337; 10.05.2006 gün ve 2006/4-230-288; 03.12.2008 gün ve 2008/10-730-732; 27.05.2009 gün ve 2009/21-168-218 sayılı ilamları).

Tüm bu açıklamalar sonucunda somut olay değerlendirildiğinde; bono ve ihtiyati haciz kararına dayalı olarak lehtar ... tarafından, keşideci ... ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 08.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının talebi doğrultusunda ... ...e Mah. 2208 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazdaki borçlu ... ...'nun... hissesine ve aynı yerde kain 2209 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki borçlu ... ...'nun... hissesine 09.05.2017 tarihinde ihtiyati haciz tatbik edildiği, bu taşınmazlardaki borçlu hisselerinin haciz yükü ile 24.08.2017 tarihinde şikayetçi ...

Ticaret A.Ş.'ye devredildiği, alacaklı tarafından 17.01.2018 tarihinde satış talep edildiği ve aynı tarihte satış avansı yatırıldığı, bilahare alacaklı tarafından, 14.07.2017 tarihli ... ... ve şikayetçi ...

Ticaret A.Ş.'ye ilişkin birleşme sözleşmesi ibraz edilerek 05.02.2018 tarihinde şikayetçi şirkete muhtıra gönderilmesinin istendiği, iş bu muhtıranın 12.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının 20.02.2018 tarihli talebi üzerine taşınmazlardaki hisse üzerine 22.02.2018 tarihinde yeniden haciz tatbik edildiği, yargılama devam ederken 2208 ada 1 parsel satılı taşınmazdaki 47/610 hissenin 15.12.2022 tarihinde alacağa mahsuben ihale edildiği ve ihalenin kesinleştiği, satış bedelinin dosya alacağını karşılaması nedeniyle diğer taşınmaza ilişkin satışın müdürlük kararı ile düşürüldüğü anlaşılmıştır.

İcra müdürlüğü haciz işlemini yaparken bir başka anlatımla haciz tarihinde, taşınmazın borçlu adına kayıtlı olması zorunlu ve yeterlidir. Böyle olduğu takdirde icra müdürünün haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmadığı sonucuna varılmalıdır. (HGK'nın 13.6.02001 tarih, 2001/12-461 E.-2001/516 K.).

Buna göre; şikayete konu icra dosyasından haczin tatbik edildiği 09.05.2017 tarihinde şikayete konu taşınmazdaki hisseler takip borçlusu ... ...'na ait olup şikayetçi tarafından bu haczin kaldırılması istenemez. Taşınmazın üzerinde haciz varken, alacaklının talebi üzerine yeniden haciz konulması, önceki hacizden vazgeçildiği anlamına gelmediği gibi, daha önce konulmuş haczi ve sonuçlarını da ortadan kaldırmaz. Bu talep daha önceki haciz ve işlemlerden feragat anlamına gelmez.

Kaldı ki; aynı taşınmaz üzerine birden fazla haciz konulmasını engelleyen bir yasa hükmü de yoktur.

Somut olayda, alacaklının talebi ile taşınmaz üzerine ikinci kez haciz konulmuş ise de, ilk konulan hacizden sonra alacaklı tarafından bir yıllık satış isteme süresi içerisinde satış talebinde bulunulmuş ve aynı tarihte bir miktar satış avansı yatırılmış olmakla, hukuki kıymetini kaybetmemiş ilk hacze dayalı olarak satış işlemlerine devam edilmesinde de yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır.

O halde, Dairemizin 14.03.2024 tarih ve 2024/565 Esas 2024/2500 Karar sayılı bozma ilamının maddi hataya müstenit olduğu ve maddi hataya dayalı bozma ilamının şikayetçi lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmesi gerektiğinden, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul 31. İcra Hukuk Mahkemesinin 11.07.2024 tarih 2024/257 E.-2024/472 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/4 maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/2867, K. 2025/4409, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2867
Karar No
2025/4409
Tarih
28 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/2868 K.2025/8382
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/2868 K.2025/3770
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/2870 K.2025/4092
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2871 K.2025/4933
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/2873 K.2025/4211
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/2874 K.2025/4037

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.