KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/3263 E., 2025/5321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlu ödeme emri tebliğ usulsüzlüğü şikayeti, imza itirazı ve borca itiraz iddiasıyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin reddine ve bu meyanda yasal süresinde ikame olunmayan kambiyo şikayeti ile imzaya ve borca itirazların reddine, teminat ile takip durdurulmuş olmakla, takipte istenen asıl alacağın %20 si oranında tazminatın davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine karar verildiği , kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, borçlu temyiz başvurusunda sair sebepler yanında tazminata hükmedilmesinin hatalı oluğunu belirttiği anlaşılmaktadır.
Borca itiraz hakkında uygulanması gereken İİK'nın 169/a maddesinin 6. fıkrasında borca itirazın esasa ilişkin nedenlerle reddi halinde takibin muvakkaten durdurulmuş olması koşuluyla alacaklının isteği üzerine borçlunun takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükme bağlanmıştır.
İİK'nın 170/3. maddesi uyarınca, imza itirazı reddedilen borçlunun tazminatla sorumlu tutulabilmesi ve aleyhine para cezasına hükmedilebilmesi için, icra mahkemesince yapılacak imza incelemesi sonucu imzanın borçluya ait olduğunun anlaşılması ve takibin ikinci fıkraya göre geçici olarak durdurulmuş olması gerekir
O halde mahkemece, borca itirazı ve imza itirazı süre yönünden reddedilen, esasa ilişkin değerlendirme yapılmadığı halde borçlunun yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı şekilde tazminatla sorumlu tutulması isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/3263, K. 2025/5321, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama