KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/36 E., 2025/2289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İlamlı icra takibinde borçlunun meskeniyet şikayeti ile icra mahkemesine yaptığı başvuruda, tapunun 2 parselinde kayıtlı taşınmazına uygulanan haczin kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, alınan rapor gereğince şikayetin kısmen kabulü ile taşınmazın 672.000,00 TL’den aşağı satılamayacağına, satış halinde bu tutarın borçluya verilmesine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine hükmedildiği, kararın alacaklı ve borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle söz konusu şikayet üzerine, mahkemece öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir.
Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir.
Somut uyuşmazlıkta; şikayet konusu haczin, şikayet tarihinden önce en son uygulanan 05.07.2017 tarihli haciz olduğu, 12.12.2012 olan takip tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nın 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin iki yıl olduğu, 10.07.2018 olan şikayet tarihi itibari ile haciz ayakta ve geçerli ise de; İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 03.03.2022 itibari ile alacaklının, iki yıllık sürede şikayet
konusu taşınmaza ilişkin satış talep etmediği görülmekle, haczin, şikayetin incelenmesi esnasında düştüğü tespit edilmiştir. Dairemizin eksiklik talep yazısı üzerine mahkemece temin edilerek gönderilen Çanakkale İcra Müdürlüğünün 03.03.2025 tarihli cevabi yazısında da, takip dosyasında herhangi bir satış talebinin bulunmadığı ve satış avansının yatırılmadığı bildirilmiştir.
O halde, mahkemece, haciz düşmekle konusu kalmayan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tarafların, şikayetin yapıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tespitiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken şikayetin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/36, K. 2025/2289, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama