KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/3683 E., 2025/4964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 sayılı Kanun’la değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Adi kira ve hasılat kiralarına dair başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçluların yasal süresi içerisinde icra müdürlüğüne yaptıkları itiraz üzerine alacaklının icra mahkemesine yaptığı başvuru ile, borçluların itirazlarının kaldırılmasını ve takip konusu taşınmazdan tahliyelerini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, istemin kabulü ile borçluların itirazının kaldırılmasına, borçlular aleyhine alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tahliye isteminin ise reddine karar verildiği,
kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin reddine, ödeme emrinin iptaline ve borçluların tazminat taleplerinin reddine hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin, alacağın yabancı para üzerinden talep edilmesi nedeniyle, takip talebinde harca esas değerin TL karşılığının gösterilmesine karşın ödeme emrinde gösterilmemesi sebebiyle geçerli bir ödeme emri bulunmadığından bahisle kamu düzenine ilişkin olan bu husus re'sen nazara alınarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik gerekçesi yerinde ise de; icra mahkemesine yapılan başvuru, itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkin olup şikayet niteliğinde olmadığından,
mahkemece, itirazın kaldırılması ve tahliye istemi ile borçluların tazminat taleplerinin reddi ile yetinilmesi gerekirken, ödeme emrinin iptaline de hükmedilmesi doğru bulunmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında, ödeme emrinin iptaline dair hükme esas alınan Dairemizin 2023/8594 Esas sayılı içtihadı, icra mahkemesine yapılan şikayete ilişkin olup, temyiz incelemesine konu olan iş bu itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde uygulama yeri yoktur.
Kaldı ki; borçlunun, İİK’nın 58. maddesine dayalı olarak ödeme emrinin iptalini süresiz olarak şikayet etme hakkının bulunduğu da tabiidir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden kurulan hükümle, geçerli bir ödeme emri bulunmadığından bahisle itirazın kaldırılması ve tahliye istemi ile borçluların tazminat taleplerinin reddi ile yetinilmesi gerekirken, ödeme emrinin iptaline de hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/3683, K. 2025/4964, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama