KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/4008 E., 2025/6019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ile üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Uyuşmazlık, alacaklının İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ile terditli olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir .
Mahkemece, haczin İİK'nun 99. maddesine göre yapılmasına yönelik icra memuru işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak davacı tarafça ileri sürülen iddiaların ve delillerin mülkiyet karinesinin aksini ispata elverişli deliller olmadığı gerekçesi ile şikayetin ve terditli istihkak iddiasının reddi davasının reddi ile davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ödeme emrinin borçluya haciz yapılan adreste tebliğ edilmediği, haciz esnasında borçlu adına herhangi bir evrakın bulunmadığı, haciz mahallinde bulunan belgenin ve borçlunun sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımların adresin borçluya aidiyetini gösterir bir delil niteliğinde olmadığı, haczin İİK'nin 99. maddesine göre yapılmasına yönelik işlemin usul ve yasaya uygun olduğu, istihkak davası yönünden davacı tarafça ileri sürülen iddiaların ve delillerin mülkiyet karinesinin aksini ispata elverişli olmadığı,
ancak 3. kişinin istihkak iddiasına davacı alacaklı tarafından karşı çıkılmasının kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davacı tarafın dava açmakta kötü niyetli olduğunun kabulü ile aleyhine tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin ve davanın reddi ile yasal şartları oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı üçüncü kişi ile davacı alacaklı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre temyize konu karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ile davalı üçüncü kişinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı üçüncü kişinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davanın reddine yönelik karar verildiğine göre, davalı üçüncü kişi lehine karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Öte yandan, davacı alacaklının tazminat istemi davanın feri niteliğinde olduğundan reddi halinde davalı 3.kişi yararına avukatlık ücreti hükmedilmesini de gerektirmemektedir.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/4008, K. 2025/6019, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama