KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/4042 E., 2025/6899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibinin kesinleşmesinden sonra takip borçlusunun icra mahkemesine yaptığı başvuru ile; takipten sonra taraflar arasında imzalanan 29.02.2024 tarihli anlaşma gereğince takip dosyasında haciz dışında hiçbir işlem yapılamayacağını ileri sürerek takibin durdurulmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, borçlunun sunduğu belgenin, İİK’nın 71/1. maddesinde düzenlenen ve mühlet iddiasının ispatına yarayan belgelerden olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği, kararın şikayetçi borçlu tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Öncelikle; HMK’nın dava dilekçesinin içeriği başlıklı 119. maddesinin 1. fıkrasında, dava dilekçesinde davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği, dayanılan hukuki sebeplerin gösterileceği, aynı Kanun’un 319. maddesinde ise iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının dava açılmasıyla başlayacağı belirtilmiştir. Şikayetçi, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları şikayet dilekçesinde göstermek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta; borçlunun, 31.5.2024 tarihli şikayet dilekçesi ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 2024/22703 E. sayılı icra takibinin durdurulmasını istediği ve şikayetine dayanak olarak da 29.02.2024 tarihli belgeyi gösterdiği, şikayetin incelenmesi sırasında ise 13.8.2024 tarihli beyan dilekçesi ile, aynı icra müdürlüğünün 2023/266474 E. sayılı takip dosyasını da şikayet ettiğini bildirerek bu takip dosyasına ilişkin iddiası için de 26.12.2023 tarihli belgeye dayandığı görülmüştür.
Her ne kadar, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun şikayet dilekçesinde ileri sürmediği, beyan dilekçesi ile iptalini istediği Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 2023/266474 E. sayılı takip dosyası ve bu dosyaya ilişkin iddianın ispatı için sunulan 26.12.2023 tarihli belge incelenerek sonuca gidilmiş ise de; şikayet tarihinden sonra ileri sürülen söz konusu takip dosyasının incelenmesinin iddianın genişletilmesi yasağına aykırı olduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan; İİK’nın 71/1. maddesine göre borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede, borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir.
Bu istemin kabul edilmesi için iddianın, İİK'nın 71/1. maddesinde açıklanan nitelikte bir belge veya alacaklının kabul beyanıyla kanıtlanması zorunludur.
İlk Derece Mahkemesince şikayete konu edilen takip dosyası incelenerek karar verilmesi yerinde ise de; borçlunun iddiasına dayanak yaptığı 29.02.2024 tarihli belgenin fotokopi olduğu ve alacaklının bir cevap dilekçesi sunmadığı gibi aşamalarda da bir beyanda bulunmadığı görülmüştür.
Hal böyle olunca; borçlu tarafından sunulan belge hakkında alacaklının beyanı alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/4042, K. 2025/6899, 30 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama